fbpx

Kuran’da “Gamam” kelimesi ne anlama gelir ? – Kuran’daki sıra dışı “bulut” kavramı – Ali Aksoy


Sözlüklere ve mevcut çevirilere bakarsanız “Gamam” “Gamame” “Ğamam” kelimeleri “bulut” anlamına gelir. Kuran’da içinde bulut kelimesi geçen pek çok ayet bulunmaktadır ve bu ayetlerin “gamam” kelimesi hariç hepsinde bulut kelimesi açıkça “yağmur yağdıran” bildiğimiz buluta işaret etmektedir.

Örneğin;

Rum suresi 48. ayet: “(O) Allah ki rüzgarları gönderip bulutu kaldırır, onu gökte dilediği gibi (dilediği yöne veya yere) yayar ve parça parça kılar. Nihayet onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Derken onu (bu yağmuru, hasretle bekleyen) kullarından dilediğine verince (onlar) hemen seviniverirler.”

Burada bildiğimiz yağmur yağdıran buluttan bahsedildiği aşikardır. Bu ayette olduğu gibi, bildiğimiz bulutu andıran diğer ayetlerde de, bulut için “sehab” “sehâben” kelimeleri kullanılır.

Fakat, yine bulut olarak çevirilen 4 ayette durum değişmekte ve başka bir kelime kullanılmaktadır.

Bunlardan iki tanesi, İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın indirilirken üzerlerinde tutulan “bulut” tur.

1) Bakara suresi, 57. ayet:” Bulutla (el gamâme) sizi gölgelendirdik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiklerimizin iyisinden-güzelinden yeyin (dedik). Onlar Bize değil ancak kendi nefislerine zulmettiler.”

2) Araf suresi, 160. ayet: “Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar halinde oniki topluluk olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa’ya “Asan’la taşa vur” diye vahyettik. Ondan oniki pınar fışkırdı ve her topluluk su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla (el gamame) gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik) “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yeyin.” Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) Bize değil ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı.”

Bu iki ayette de, yağmur yağdırma vasfına sahip bulutlardan ziyade, İsrailoğulları için yukarıdan kudret helvası ve bıldırcın indirme işlevini üstlenen bir bulut daha doğrusu “el gamame” denen bir “şey” bulunmaktadır.

3) Bakara suresi, 210. ayet: “Onlar buluttan (min el gamâmi) gölgeler içinde Allah’ın meleklerle birlikte onlara gelmesini ve işin bitirilivermesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah’a döndürülür.”

Burada adeta Allah ve meleklerinin içinde bulunabileceği bir bulut daha doğrusu “el gamam” denen bir “şey” den bahsedilmektedir. Bu, yağmur yağdıran bir bulut değildir ve bu sebeple diğer ayetlerde olduğu gibi “sehaben” kelimesi kullanılmamıştır.

4) Furkan suresi, 25. ayet: “Gün olur, gök, bulutlarla (bi el gamâmi) yarılır ve melekler ardarda indirilir.”

Burada da, sanki içinde meleklerin bulunacağı bir buluttan daha doğrusu “gamam” isimli bir “şey” den bahsedilmektedir.

Özellikle, Furkan,25 ayetindeki “gamame” kelimesinin bir çok mealde ısrarla “beyaz bulut” şeklinde çevrildiğini görüyoruz. Halbu ki, burada yağmur yağdıran bir buluttan bahsedilmemekte, kendisi ile göklerin yarıldığı ve meleklere eşlik eden veya meleklerin içinde bulunduğu bir şeyden bahsedilmektedir.

Acaba; Sümer, Akkad, Babil metinlerinde bulunan “uçan kayık” “gök sandalları” , Mısır “ölüler kitabında” bulunan ve Firavunları Tanrıya yükseltip çıkartan “kayık”, kadim Hint metinlerinde bulunan “uçan sandal” Vimanalar, Tevrat’ta peygamber Hezekiel bahsinde geçen ve içinden “Tanrı” çıkan, ruhu “tekerleklerinde” olan, büyük bir gürültü ve dumanlar içinde, ateşler saçarak yere iniş yapan, üzerinde billurdan, camdan bir fanus bulunan gizemli cisimle bu “Ğamam” arasında bir bağlantı bulunabilir mi ?

Kuran meallerinde bu iki kelime ayrımına neredeyse hiç dikkat çekilmeden her ikisinin de basitçe ve sorumsuzca “bulut” olarak çevrilmesi ne kadar tutarlı bir davranıştır ?

Ali Aksoy – 20.10.2019


Antalya TV’de haber, video, fotoğraf arayın

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages


Bir Yorum Yazın