Olası bir Amerikan ambargosu dijital dünyamızı nasıl etkiler ? – Ali Aksoy


Türkiye, Milli Güvenlik Kurulunda tarihinde hiç olmadığı kadar ne bir şekilde “tüm gücümüzle” ifadesini kullandığından beri, meselenin tüm tarafları Türkiye’nin Suriye’de Fırat’ın doğusuna bir askeri müdahale yapması ihtimalini çok daha ciddiyetle ele alıyor. Amerikanın “oyalama” taktiğini bırakmayacağını bilenler de, operasyonun gerçekleşme ihtimaline ve bunun olası sonuçlarına göre pozisyon alıyor.

Geçtiğimiz yıl yaşanan “rahip” faciası, doları 7,20 seviyelerine kadar yükseltmişti. Kaldı ki, orada ABD’nin milli menfaatlerine doğrudan ilişen bir husus da yoktu. Zira, bu iki mesele arasındaki ayrıma ve müdahale farkına dikkat çekmek için olacak ki, bay Trump; “Türkiye Kürtlere saldırırsa Türkiye ekonomisini mahvederiz” deyiverdi.

İşte bu yazıda, ABD’nin, Türkiye’nin Amerikaya rağmen girişeceği olası bir askeri harekatın, bir takım ambargoları tetiklemesi halinde, dijital sahada ne gibi sorunlarla karşılaşacağımız üzerinde duracağız.

Daha önce yaşanan “dolar faciası” sonucunda, domain, hosting ücretleri ve yurt dışından alınan, dolara endeksli hizmetlerin fiyatları hemen artmıştı. Olası bir ambargonun yine bu tarz ürün ve hizmetlerde ciddi maliyet yaratacağı kuşkusuz.

Fakat, bu tarz ürünlerde oluşabilecek fiyat artışı birazdan değineceğim olasılıklarda, fevkalade önemsiz kalır. Mesele, bir ürün veya hizmetin daha pahalıya alınmasından çıkıp, alınıp alınamayacağı meselesi haline geldiğinde takdir edersiniz ki durum biraz daha karışık demektir.

Türkiye’nin bir takım “anlamsız” ve “gereksiz” talepleri sonucunda Paypal Türkiye operasyonunu durdurmuş ve Paypal ile ödeme alan kullanıcılar çok zor duruma düşmüştü. Yaygın kullanılan Paypal’ın yine uluslar arası ve yerleşik rakiplerinin bir karması kullanılarak o sorun bir şekilde aşılmaya çalışıldı.

Fakat ambargo, ABD merkezli şirketlerin Türkiye’de sürdürdüğü faaliyetlere sınırlama getirilmesi veya bu faaliyetlerin durdurulması aşamasına gelirse, dijital dünyamızla çok farklı sorunlar baş gösterebilir.

Hemen hemen, Avrupa ülkeleri dahil dünyanın bir çok ülkesi, alternatif ödeme sistemleri üzerinde çalışıyor. Zira, ABD’nin MasterCard, Visa gibi ödeme sistemlerinin kullanımının ABD’nin bu yolla gerçekleştirilen para trafiğini ve ABD para birimi olan Dolar kullanılarak yapılan her türlü ticari faaliyeti izleme ve hukuki olarak değerlendirme imkanına sahip olduğu şeklinde yorumlaması diğer tüm ülkeleri bir hayli kızdırdı.

Özellikle İran gibi ülkelere uygulanan ambargoların denetlenmesinde, olabilecek her türlü para hareketinin izlenmesi anlamına gelen bu yöntem, diğer ülkeleri hem milli para birimleri kullanılarak ticaret yapmaya hem de para transferinde alternatif sistemler geliştirmeye sevk etti.

Yine yakın zamanda, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının etkisi Huawei marka cep telefonlarında görüldü ve Google ve Facebook gibi dev teknoloji firmaları, Huawei’ye karşı bir takım önlemler alabileceklerinin sinyallerini verdiler. Ambargo dediğimiz olay bir kanun şeklinde işleme konup, uymamanın bir takım müeyyideleri olduğunda ABD merkezli firmaların buna uyması zorunlu hale gelecektir.

ABD ile İran arasındaki gerilim henüz sıcak bir çatışmaya dönüşmedi. Fakat, ABD’nin, Büyük İsrail’in kurulması için bölgede harcadığı para, katlettiği insanlar ve cani terör örgütleri kurup yönetmek gibi attığı çirkin adımlara bakılırsa, İran’dan önce Türkiye ile sıcak bir temas yaşanması olasılığı mevcut. Hatta daha önce Türkiye tarafından gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi harekatlarda, “isimsiz” ve bazı “gizli” güçlerin “tanımlanamayan” saldırılarının olduğu hususu çok defa dile getirildi.

ABD’nin azgın, şımarık ve megolaman tavrı, Türkiye’nin “beka” meselesi ile karşı karşıya geldiğinde, en azından Türkiye’nin sıcak çatışmayı “olasılıksız” görmeyeceği bir durumu meydana getirebilir ve bir anda her şey değişebilir.

Zaten Netflix dizisinden tutun bizim subaylarımızın katıldığı bir resmi toplantıya varıncaya kadar, gönüllerinden geçen harita, barış ve sevecenlikle, iyi müttefiklik ilişkileriyle gerçekleştirilebilecek bir hedef değil. Yani demem o ki, ABD tarafı da, bu çarpık amacını sürdürdüğü müddetçe, eninde sonunda Türkiye ile sıcak çatışma olasılığını göz önünde bulunduruyor olmalıdır.

Dijital sahaya geri dönersek, ABD’nin ideolojik veya hegemonik bir amaçla uygulayacağı ambargo ile savaş halinde uygulayacağı ambargo elbette birbirinden çok farklı olacaktır.

Tayyip Erdoğan’ı sevsin sevmesin, Türkler cephesinden olaya baktığımızda, olası bir çatışma halinde dijital sahada nelerden mahrum kalınacağı pek önemsenmeyecektir. Bunun çok ciddi sonuçları olacağı da aşikardır. İşte bu nedenle, “eninde sonunda” gerçekleşme olasılığı bulunan bu tarz bir çatışma veya en yüksek seviyedeki gerilim durumuna karşı nelerin meydana gelebileceği düşünülmeli ve buna uygun tedbirler alınmalıdır.

Olası bütün tedbirlerin temeli, “el teknolojisi ile gerdeğe girmemek” şeklinde özetlenebilir. Artık dijitalsiz bir yaşam düşünülemeyeceğine göre, Türkiye’nin, savunma sanayisinde yapmaya çalıştığı “millileşme” çabasının bir benzerini tüm dijital sahalarda yapması gerekir.

Türkiye, özellikle barındırma (hosting, bulut bilişim), ödeme sistemleri, mobil işletim sistemleri ile içerik platformları ve dijital reklam ağlarında milli bir yapılanma içerisinde olmalı, tüm yerleşik firmaları bu amaca göre yeniden senkronize etmelidir.

Aksi taktirde;

Google’ın çalışmadığı, Youtube, Facebook gibi platformlara erişemediğiniz, belki cep telefonlarını bile kullanamadığınız, neredeyse tüm web sitelerinize erişilemeyen ve hatta Whatsapp gibi web temelli haberleşme araçlarını kullanamadığınız, maillerinize erişemediğiniz bir ortamla karşılaşabilirsiniz. Bankalarınız, yurt içinde bile birinden diğerine para transferi yapamayabilir.

Amacımız fekalet tellallığı yapmak değil. Kötüyü gösterip, Türkiye’nin milli çıkarları için atması gereken adımlarda tereddüt doğurmak asla değil. Bu öngörü, bizim ülke olarak dijital sahada neden acilen millileşme gayretine girişmemiz ve en kötü senaryoda izlenecek hareket tarzlarının belirlememiz gerektiğini anlatmak için sunulmuştur.

Sonuç olarak, dijital sahamızda kullandığımız ürün ve hizmetlerin neredeyse tamamı ABD merkezli şirketler tarafından sunuluyor ve onlar da bir ambargo durumunda, ambargonun mahiyetine göre işlem yapmak zorunda ise, dijital dünyamızın fişi ABD’nin elinde demektir. ABD, bu fişi çektiğinde ne olacağının, neler yapılacağının önceden planlanması ve buna uygun hazırlık ve girişimler yapılması, milli güvenlik sorunu derecesinde bir öneme sahiptir.

Ali Aksoy – 04.10.2019


Ali Aksoy Kimdir ?

Ali Aksoy Patreon Sayfası



Değerli dostlar, Daha hızlı bir şekilde eser üretebilmek için, bir Patreon sayfası açtım. Destek almadan ol(a)mayacak bu iş... Bestelerim, şiirlerim, yazılarım, nerede neyi yapıyorum, hangi eser üzerinde çalışıyorum, yazdıklarımın arka planı, hikayesi, Grup Orhun'da yapıp ettiklerimiz, konser kayıtları, sahne arkası, stüdyo içi, bireysel çalıp söylemeler, sorular ve cevaplar ve sair bundan sonrasına dair her ne var ise paylaşımlarımın çoğunu burada yapacağım. Beklerim efendim... (Ali Aksoy)

https://www.patreon.com/aliaksoy

Yorum Yapın

Yorumlarda saygı kurallarına özen gösterdiğiniz için teşekkür ederiz

Your email address will not be published.





The maximum upload file size: 1 MB.
You can upload: image.
Links to YouTube, Facebook, Twitter and other services inserted in the comment text will be automatically embedded.