Erzincan Bakırcılar Çarşısı 4K UHD

ISBN 978-605-88104-0-2
Erzincan Bakırcılar Çarşısı 4K UHD
Bakırcılığın tarihi Erzincan ilinde çok eskidir. Urartu medeniyetleri eserlerini Altıntepe kazılarından anlaşıldığına göre, Urartu döneminde Erzincan bakır işletmeciliği üretimleri Atina pazarlarında aranan mal olarak değer kazanmıştır.
Bakır levha işlemesinin yanı sıra Erzincan ve yöresinde çok çeşitli türde araç-gereç, mutfak eşyası yada hamam takımları yapımında kullanılmaktaydı. Erzincan’dan ülke dışına satılan bakır eşya büyük miktarlara ulaşmaktaydı. Paris, Viyana ve Fledelfiya uluslararası fuarlarında sergilenen Erzincan yöresi bakır eşyaları büyük ün kazanmıştır.
Günümüzde ise, küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen mamuller genellikle iç piyasada pazarlanmaktadır. Sektör talep azalması nedeniyle önemli ölçüde zarara uğramış, bir çok işyeri kapanmıştır. Bakırcılığın, Erzincan’da eski bir geçmişi vardır. Dövme bakırcılık çok yaygındı. Tepsiler, kazanlar, kaplar, ibrikler, leğenler yapılırdı. Alüminyum ve plastik eşyanın yaygınlaşmasıyla dövme bakırcılık önemini yitirmiş, yerini bakır el işlemeciliğine bırakmıştır. Günümüzde yapılan semaver, tepsi, biblo, tabak, kaşık, şekerlik, sigaralık, kupa, vazo gibi ürünler daha çok süs eşyası niteliğindedir.
Bakırcı ustalarına gelen bakır levhalar türlü gereçlerin yardımıyla tepsi, tabak, vazo vb. biçime sokulur. Dövme, çekme, dökme yöntemleriyle biçimlendirilen bakır eşya yine türlü yöntemlerle işlenir. Bezemede çoğunlukla stilize lale, yaprak, narçiçeği, selvi motifleri; hayvan figürleri, geometrik biçimler kullanılır. Bakır süs eşyaları, nikel kaplanmakta veya boyanarak süslenmekte, el işçiliği ile işlenerek yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.
Bu güzel el sanatının mazisi çok eskilere dayanır. Geçmişi dövme bakırcılık la başlayan bu nadide el sanatımız, mahir ustaların kıvrak parmaklarıyla nakış nakış işlenip evlerimizin en mutena köşesinin değişmez süslerinden biri olması 1955-1960 yıllarına dayanır. Erzincan’da işlenmiş bir bakır süslemenin Türkiyede girmediği mekan neredeyse yok gibidir.
Önce, hamur gibi yoğruldu bakır sonra dövüldü, malzeme olabilecek kıvama gelmesi için insanların temel ihtiyaç malzemesi olan kazan oldu, ibrik oldu, mis kokulu yemeklerin kaynadığı tencere, tava oldu. Koyu muhabbetlerin vazgeçilmezleri olan kahvelerimize cezve, çaylarımıza demlik oldu. Gelinlik kızlarımızın çeyizlerini süsleyen sürahi oldu ve 1955-1960lı yıllarda Erzincan insanının sanatkar ruhuyla buluştu bakır.
İhtiyaç malzemeleri üzerine yapılan ince nakışlarla sanat eserine dönüştü. Alın teri ve göz nuruyla bir dantela zarafetinde işlenen bakır, evlerimizin baş köşesinde baş tacı edildi. Talep arttı, rağbet arttı, bakır Erzincanlının en önemli geçim kaynağı haline geldi ve 1970 li yıllarda altın devrini yaşadı Erzincan da. Daha çok kazanma hırsı, sanattan verilen taviz, bu eşsiz el sanatımızı altın tahtından indirdi.
Fabrikalarda ve atölyelerde sanat değeri taşımayan seri üretime geçildi ve bakırcılık sanatı büyük darbe aldı. Artık eskisi gibi aranan, istenen olmaktan çıktı bakır işlemeciliği. Alın teri, göz nuru olan, tekli kalemle yapılan işlemeyi günümüze kadar sürdürebilen ne yazık ki birkaç kişi kaldı. Ticari anlamda en parlak dönemini 1980-1985 yılları arasında yaşayan bu el sanatımız, günümüzde 8-10 esnafın gayretiyle yaşatılmaya çalışılıyor.
Bakır işlemeciliği sanat değerinin azalmasıyla iç ve dış talepler de günden güne azaldı. Neredeyse bitme noktasına geldi. Bu tarihi mirası, geçmişte olduğu gibi hak ettiği konuma getirmeliyiz. Atalarımızdan devraldığımız bu mirası, kaybolmadan gelecek nesillere aktarmak, tek sanat eserimiz olan kültürel mirasımız bakır işlemeciliğine sahip çıkmak hepimizin temel görevlerinden biri olmalıdır.
Önceleri “Tekli” kalemle işlenen bakır, daha sonra makinelerle işlenmeye başlanmıştır. Bilgisiz kişilerin sektöre girmesiyle bilinçsizce ve sanat değeri olmayan bakır işleri üretilmeye başlanmış ve bundan da bakır el işlemeciliği sanatı büyük ölçüde talep yetersizliği ile karşılaşmıştır.
Üretimin % 10’u yurt içinde özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne, % 90’ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkelere pazarlanıyordu.


Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan SÖKMEN
Çekim Tarihi : 31.07.2015
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 26.09.2015
Video Prodüksiyon Yapım,
Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN – 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
www.youtube.com/mehmetsokmen1

source

Bu gönderiyi beğendiniz mi ? Hemen oy verin !

[Toplam Oy: 0 Ortalama: 0]

Daha fazlası için arama yapın !

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Daha fazlası için arama yapın !

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Yorum Yapın

Your email address will not be published.


*