Somakseğri Kanyon Vadisinde Panterlerin 200 Yıl Öncesi Anavatanına Yolculuk Antalya 4K UHD

https://www.youtube.com/channel/UC8wvSO_LvTBJsXUjhnLEIGw/join
ISBN 978-605-88104-0-2
Ekim 2018 Ayında Somakseğri Kanyon Vadisinde Panterlerin 200 Yıl Öncesi Anavatanına Yolculuk Antalya 4K UHD
Antalya Kemer bölgesi Doğa Krallığının en muhteşem bölgesidir denilebilir! Burada dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi, insanın doğa tahribi sonucu iklim isyan etmiş ve düzensiz hale gelmiştir. 2015 yılı aynı mevsim çekimlerimizde su kaynakları iyi durumda iken 2018 Ekim ayında kanyon vadisi suları neredeyse tamamen yok olmuştur!
Sabah erken saatlerinde sahada küçük su birikintilerinde olağan üstü güzel yansımalar karşılıyor bizi. Geçmiş bin yılın vahşi yaşamının en acımasız sahasıydı burası! İnsanoğlu bunların sonunu getirmekle kendi sonun da olacağının hala farkına varamamış!
Derin vadinin heybetli kaya sistemlerinin su tabanında yol alırken 300 yıl önceki geçmişi anmak elzem oluyor. Anadolu’nun kadim türleriydi Panterler, Aslanlar, Çitalar ve diğer vahşi kediler! Bir zamanlar burada Anadolu topraklarında vahşi doğanın hayvan dövüşleri yaşanırdı! Kurallar yoktu, kaide yoktu, sıra yoktu. Güçlü olan gen aktarım hakkına sahip olurdu, taa ki insanın en üst yırtıcı olduğunu acımasızca gösterinceye kadar!
Doğa tahribatları sonucu düzensizleşen iklimin getirdiği yıkım burada çok daha bariz kendisini hissettiriyor. Ekim ayında saha floristik sistemi sonbahar mevsimi türleri bile kuraklık nedeniyle gelişme gösterememiş, bir sonraki yıla beklemeyi seçmiştir. İklimsel olumsuz değişimler; anlık düzensiz yağışlar ve bağlı erozyon ile saha içindeki doğal yapıyı sürekli değiştirmektedir.
200 yıl önce bile Anadolu’da yaşayan, ancak günümüzde yok olmuş türlerden aslan, çita, Asya fili, yaban öküzü ve yaban eşeği insanın doğayı hoyratça kullanımı yüzünden yakın geçmişte nesilleri yok olmuştur.
Anadolu’nun en büyük hayvanı olarak bilinen filler ve büyük kedilerin yaşam alanlarını istila etmemiz sonucu yok olmuşlar.
Çok kısa sayılabilecek 2 asır önce Panterlerin Çulengoları öldürmeyerek yavrularının eğitiminde kullandıkları saha alanı, floristik açıdan oldukça zengin ve ilginç bir yapıya sahiptir. Flora açısından sahip olduğu bu zenginlik ve ilginçliği, içerdiği endemik ve nadir türlerin sayılarının çokluğu ile açıklamak mümkündür. Türkiye kapsamında yetişen toplam bitki türü sayısı, hemen hemen Avrupa kıtasındaki toplam tür sayısına yakındır.
Bu zenginliğin başlıca sebepleri iklim farklılıkları, topografik çeşitlilikler, jeolojik ve jeomorfolojik çeşitlilikler, deniz, göl, akarsu gibi değişik su ortamı çeşitlilikleri, 0-5000 m’ler arasında değişen yükseklik farklılıkları, üç değişik bitki coğrafyası bölgesinin birleştiği bir yerde oluşu, birçok cinsin gen merkezinin Anadolu olmasıdır.
Ceylanların çok sayıda türünün bu sahayı süslediği 200 yıl öncesinde yok edilmesi ile Aslan, Kaplan ve diğer kedi sınıflarının beslenme alanı kalmadığından nesilleri yok olmuştur. Oysa bugün olması halinde Doğa Ananın en muhteşem bu ring sahasında hayvanların dövüş kulübü dövüşlerinin sanatına tanık olacaktık!
Kanyon vadisi sahasında eğim kırıklarına bağlı olarak devasa boyuttaki kayalar sürekli yer değiştirmekte ve çökmeler yaşanmaktadır. 200 yıl önceki üst yırtıcı yaşamı yok olmasaydı burada gerçek dövüş kulübü ringinde seyirci olmak için bilet bile isteyecektiniz!
Anadolu’nun bu bölgesinde vahşi yaşam yok edilmemiş olsaydı; Ahlaki hiçbir kuralın işlemediği dövüş kulübünün Aslan ve diğer yırtıcılarının her biri kendi silahları ile ringe çıktığını keyifle izleyecektik. Fırat havzasında ve buralarda yaşayan üst yırtıcıların Anadolu’daki son görülme tarihi 1880 yılıdır, Dahası, aslanların MS. 3. yüzyılın başlarına kadar Trakya’da da yaşadığı biliniyor.
Anadolu’da ve bu sahada tür endemizminin yüksek olması ve birçok kültür bitkisinin anaç türlerinin Anadolu ve çevresinde bulunması. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Antalya, deniz, güneş ve tarihi eserler yanında floristik açıdan da Türkiye’nin en zengin
İllerinin başında gelmektedir.
Bunun en güzel örneği Antalya’da yetişen endemik bitki türlerinin sayısı ile açıklamak mümkündür. Antalya’da yetişen endemik bitki tür sayısı yaklaşık 690 civarındadır. Bu 690 endemik türün 245 tanesi ise Antalya ve saha yöresi endemiğidir. Yani Antalya il sınırlarının dışında yetişmezler.


Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 07.10.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 09.10.2018
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN – 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
www.youtube.com/mehmetsokmen1

source

Bu gönderiyi beğendiniz mi ? Hemen oy verin !

[Toplam Oy: 0 Ortalama: 0]

Daha fazlası için arama yapın !

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Daha fazlası için arama yapın !

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Yorum Yapın

Your email address will not be published.


*