Konu ile ilgili bir video:
Mumyaların Gizemli Tarihi | Bulunan İlginç Mumyalar ve Mumyalama İnançları
Bilinen yazılı kayıtlara göre "ölümden sonra yaşam inancı" ilk defa Antik Mısır'da ortaya çıkmıştır. Gerçekten Mısır kayıtlarında bulunan ve "Ölüler Kitabı" olarak isimlendirilen yazıtlara göre, Firavunlar tanrı soyundandır ve öldükten sonra dirilip büyük Tanrıların yanına gideceklerdir. İşte "Mısır Ölüler Kitabı" Firavunların ölümlerinden sonra yaşanacak bu yolculuğun detaylarını verir.
Sümer Uygarlığı ve onların Tanrılar panteonu olan Anunnakiler hakkında bir çok kitap yazmış bulunan Zekheria Shitzin'ın "Gökyüzüne Merdiven" isimli kitabında, Antik Mısır Ölüler Kitabına atıfla bir çok bilgi bulunuyor. Bu kitabelerde, Firavunların Tanrılara doğru olan yolculukları detaylı olarak anlatılmış.
Zekheria Zhitzin'in ilgili kitabından özetin özeti şeklinde bir bilgi vermek gerekirse; Firavun'un ruhu diriliyor, Nil nehrinden bir kayık ile Sina yarım adasına geçiyor. Orada bir çok göksel görevlinin gözetiminde bir sınamadan geçiyor. İyilikleri, kötülükleri tartılıyor ve eğer Tanrılar katına yani göklere, Zekheria Shitzin'in Anunnaki anlatısına göre Nibirhu gezegenine gitmeye hak kazanmışsa, Sina yarımadasında bulunan gizli bir yerdeki (Shitzin'e göre burası bir uzay üssü) bir araçla göklere çıkıyor.
Şu konu önemli ki, ölüler kitabına göre Firavun'un ruhunun sağ salim sınavdan geçip göklere çıkabilmesi için vücudunun da sağlam olması gerekiyor. İşte, mumyalama geleneğinin çıkış noktası bu inançtır. Yani Firavun'un göksel yolculuğu için vücudunun sağlam tutulması.
İlk olarak Antik Mısır'da ortaya çıkan bu inanç (Zekheria Shitzin'e göre bu inanç Tanrı Marduk tarafından ortaya atılmıştır) sonradan başka milletlere ve dinlere farklı varyasyonlarla yayılıyor.
Yazı devam ediyor...
Shitzin'e göre, Mısır bölgesi büyük tufandan sonra Tanrı Enki ve çocuklarına verilmiştir. Enki'nin tarihte kendisi gibi derin izler bırakan oğlu Marduk, Mısır'da kendi teolojisini oluşturmuştur. Shitzin'e göre Ra aslında Marduk'tur. Shitzin'e göre ilk defa Mısır'da ve Marduk tarafından ortaya atılan bu teoloji diğer Anunnaki Tanrılarının tepkisini çekmiş ve aralarında tartışma yaratmıştır. Diğer Anunnaki Tanrıları, Marduk'un bu fikir ile insanları kandırıp umut vererek haksız yere kendisine bağladığını düşünüyor ve Marduk'un bu yeni teolojik yaklaşımına itiraz ediyorlar.
Aslında burada çok büyük bir çelişki var. O da şudur: Zekeria Shitzin'in sümer tablet metinlerini yorumlaması ile ortaya çıkarttığını iddia ettiği Antik Astronotlar teorisine göre, Marduk bir insanla evlidir. İnsan türünden bir kadınla... Marduk'un Nibirhu meclisi kararıyla sürgün edildiği yıllarda Marduk'un karısı ölür ve Marduk bu duruma çok üzülür.
Halbu ki, ölümden sonra diriliş temasını Marduk ortaya atmış olsa idi her insan şunu sorardı: Eğer öldükten sonra diriliş mümkün idi ve sen bunu yapabiliyor idi isen, çok sevdiğin karını niçin hayata döndürmedin ?
Bu husus, Zekheria Shitzin anlatısının önemli çelişkilerinden birisidir.
Fakat mumyalama konusu ve ölümden sonra diriliş temasının ilk defa yazılı olarak Antik Mısır'da bulunması hususu Zekheria Shitzin'in anlatısından bağımsız olarak kanıtlı bir veridir. Mumyalamanın geçmişi daha eskilere uzanabilir. Fakat bizim için mumyalamanın kendisi kadar ne için yapıldığı, neden ortaya çıktığı da önemli. İşte bu konudaki ilk yazılı kaynak Antik Mısır medeniyetinde bulunuyor.
Biz şu anda mevcut bilgilerimizle Antik Mısır inançlarının kökeninin diğer tüm kuzey yarım küre dinlerinde olduğu gibi güneşin zodyak takviminde sıralanan burçların üzerindeki hareketine yani Güneş Kültü'ne dayandığını biliyoruz. Bu nedenle Sümer, Akkad, Babil, Yunan, Mısır ve Hint Tanrı panteonu ile kitaplı dinlerin Peygamber listesi arasındaki kıssa benzerliği bizi şaşırtmıyor.
Kadim güneş kültünde öldükten sonra diriliş temasının asıl kahramanı güneştir. Kıssacı kültürde güneş 21 Aralık gün dönümünde yani gecelerin en uzun, gündüzlerin en kısa olduğu gün ölür (genellikle öldürürlür). Üç gün bekler. Sonra yeniden dirilerek göğe yükselir. Yani, güneş 22,23,24 Aralık tarihlerinde ufukta aynı noktaya gelir. 25 Aralık'tan sonra ufukta yükselmeye başlar. Bu olay, kıssacı kültürde güneşin ölümü ve yeniden dirilişi olarak anlatılır. Başka kıssalarda bazen güneş tamamen ölür ve yerine oğlu geçer. Tanrılığın ve Peygamberliğin babadan oğula aktarımının temel argümanı budur. Krallığın / Tanrılığın / Peygamberliğin babadan oğula aktarımını işlemeyen kıssalarda ana tema ölen güneşin yeniden dirilişidir. Ölümden sonra diriliş temasının kökeni budur.
Yazı devam ediyor...
[caption id="attachment_186925" align="aligncenter" width="887"]

21 Aralık - 21 Haziran arasında güneşin ufuk yüksekliği. Her gün aynı saatte güneşin gökyüzündeki konumunu kaydederseniz bir yıl sonra elde edeceğiniz şekil budur. Bu şekil aynı zamanda size sonsuzluk simgesi olarak bilinen "∞" simgesinin nereden çıktığını da anlatıyor olacak. [/caption]
Antik Mısır'ın Set, İsis, Osiris, Horus gibi isimlerle betimlenen Tanrı kıssaları da esasen aynı şeyi anlatır. Güneşin yeniden doğumuna inanan insanlar, kendilerinin de yeniden doğabileceklerine inandılar. Her kültür bunu farklı seviye ve tonlarda işledi.
Mumyalama geleneği, tabiatın yok edici gücüne karşı, yeniden dirilme umuduna yönelik alınmış bir tedbirden başka bir şey değildir.
Yeniden doğuş, yeniden diriliş inancının güneş kültündeki bir diğer varyasyonu da 21 Mart gün dönümünde yaşanır. 21 Mart'ta gece ve gündüz eşitlenir. Gündüzün / Işığın / Aydınlığın / Güneşin, geceye / karanlığa / kötülüğe karşı olan yenilgisi 21 Mart tarihinde gündüz ve gece sürelerinin eşitlenmesi ile son bulur. Bu tarih aynı zamanda baharın başlangıcıdır. Balık burcudur.
Kuran'daki Musa ve Bilgin Kul kıssasında Musa'nın bilgin kul ile yani Hızır / Green Man / Yeşil adamla görüşmeye giderken yanında balık götürdüğü, balığın dirildiği yerde Hızır'la buluştuğu kıssayı Balık burcu olayı ile kıyaslayın. Bu burçta, ölü balık dirilir. Aslında bu defa dirilen güneş değil, kışın ölmüş bulunan yeryüzüdür. Bu nedenle Bahar gün dönümünden sonra Nevruz kutlanır. Bu, bir diriliş günüdür.
Sonuç olarak, kıssacı güneş kültünde iki önemli yeniden diriliş vardır. Bunların ilkinde güneş ölür ve dirilir, ikincisinde yeryüzü / Ana Tanrıça ölür ve dirilir. İnsanların tabiat gözleminin bir neticesi olan ölümden sonra diriliş temasının kökeni bunlardır.
Ali Aksoy, 16.09.2021
Eğer bu konu ilginizi çekti ise Ali Aksoy'un şu yazılarına da bakabilirsiniz:






Yorumlar
Yorum yazabilmek için Telegram ile giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda My Energy Pool sitesine yönlendirileceksiniz. Telegram hesabınızla giriş yaptıktan sonra otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk girişte hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor…