İki oğul arasında bu gün dini literatürde “ardıllık yasası” olarak bilinen bir mesele sebebiyle var olan sürtüşme, dünyada daha da ileri gitmiş, eski ve doğal Nibiru yasasına göre tahtın varisi olması gereken ilk oğul tanrı Enki (EA olarak da isimlendirilir); Nibiru krallığının yeni yasaları uyarınca genetik olarak hem babadan hem anadan aynı sülalenin genlerini taşıyan küçük oğul, Tanrı Enlil ile olan mücadelesinde avantaj sağlamak için, o sırada dünyada ve marsta görev yapmakta olan diğer Anunnakileri (İgigi olarak da bilinir) kışkırtmış, kendi ortaya çıkardığı bir sorunu çözmek için de dünyada kendilerine hizmet edecek bir canlı var etme fikrini ortaya atmış, altın toplama işinin aksamasından çekinen Nibiru meclisinin de oluruyla, biz insanların ilk atalarının var edilme çalışmaları başlamıştır.

İddiaya göre Ninmah enki’nin gözetiminde ilk insanı doğurduktan sonra, “işte oldu, onu ellerimle yarattım” diyerek havaya kaldırıyor
Tanrı Enki’nin uzun süren çalışmaları, denemeleri sonucunda ilk insan prototipleri ortaya çıkmış, sümer kayıtlarında geçen ismi ile “Adamu” ve eşi meydana getirilmiştir. İncelemesi için Tanrı Enlil’in Edin (Aden, Adn) şehrinde bulunan konağına götürülen bu ilk insanlar, Enki ile Enlil arasındaki anlaşmaya ve Nibiru meclisinin kararına göre üreyememesi gerekirken üreyebildiklerinin ortaya çıkması üzerine, Enlil tatafından içinde bulundukları konağın özel bahçesinden (!) kovulmuş, bunlara yine Enki sahip çıkarak geliştirmeye ve çoğaltmaya devam etmiştir.
Yazı devam ediyor…


















