Şair Mahmut ÇİÇEKDAĞI Kimdir ?
1973 yılında Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi. Karayaka köyü doğumlu olan Mahmut Çiçekdağı İlkokulu Konya 24 Kasım İlkokulunda, Ortaokulu da Denizli Pamukkale’de okurken ailevi nedenlerden dolayı terk etti ve daha sonraki yıllarda dışarıdan ortaokul tahsilini bitirdi. Ancak yine yılmadı ve yüksek tahsilini dışarıdan okumak suretiyle sürdürüyor.
1995’da Diş Teknisyenliği, 1995’de Kemer’de Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı Birliği’nde, 2007’de Antalya İl Özel İdaresine genel arşiv sorumlusu olarak görev yaptıktan sonra 2013’de emekli oldu.
İlkokul yıllarında; babasının kendisi için aldığı “Atatürk Şiirleri” adlı kitapla şiire olan sevdası başlayan Mahmut Çiçekdağı, zamanla kitaplarda okuduğu ve çevresindeki şairlerden gördüğü şairlerin şiirlerine bakarak yazmaya başladı. 2019’da tanıştığı Mansur Ekmekçi’den edebiyat ve şiir konularında ilim alarak kendisini daha da geliştirdi. Aynı zamanda “Hemberi” adlı mahlasını da ustasından aldı.
Şiirleri pek çok gazete, dergi ve ulusal antolojilerde yayınlanan Mahmut Çiçekdağı; Bırakın Kızlar Okusun Kültür ve Eğitim Derneği’nin Yönetim Kurulu Üyesi olmakla birlikte muhtelif derneklerin üyesi, Anadolu Sanatçılar Şairler Yazarlar Ozanlar Bilim Adamları Birliği (ANASAN ) Antalya/ Muratpaşa Şubesi Temsilcisidir.
Şiire olan sevdasını; Halk şiirlerini yazarak sürdüren Mahmut Çiçekdağı evli, iki çocuk babası ve Antalya’da yaşamını sürdürüyor.
ÖNSÖZ
Şu an elinizde birinci baskısı bulunan şiir kitabı, ben şair Mahmut Çiçekdağı 'ın birinci kitabıdır. Bu kitap uzun emekler harcanarak ve gerçekler yaşanarak, görerek doğan düşüncelerin ürünü olup hemen her şiirde sizi bir başka atmosfere götürür ve getirir...Yani bu ilk şiir kitabımda herkesimden herkesi ilgilendiren; her insana hitap eden duygulu şiirlerim var; sözlerim var... Bilgisi ile beni belli bir yol çizgisi ile yönderen ustam Mansur ekmekçiye teşekkür ederim. 21.03.2022
DEDİM YA
Gözümden, düşümden düştün toprağa
Mazin yazıldı tek kuru yaprağa
Hasretim saçıldı közlü rüzgâra
Gönlümden sevdanın yükünü attım
Kokunla ömrümü kışa döndürdüm
Dilimden adını yakıp söndürdüm
Korlu hayalini vurup öldürdüm
Kalbime azabın çölünü kattım
Duama serabın esip düşse de
Resmin vuslatımı kırıp deşse de
Resmin tenimi kurup eşse de
Yarım kalan aşkı bedava sattım
Dedim ya yeminin ummanı derin
Dünüm ve yarınım su misali serin
Sevdanın ateşli sahralar yerin
Sensiz misk amberi huzuru tattım
UNUTUM SENİ
Gözyaşım özlemin ile kurudu
Hayal ile sönen düşüm karardı
Beyhude yıllarım sessiz sarardı
Sildim defterimden unuttum seni
Dünü sayıkladım bekledim durdum
Duamdaki titrek hasreti vurdum
Yeminimdeki kör vuslatı kurdum
Sildim defterimden unuttum seni
Sevda kor harımı soğutup kırdım
Sevabımla sensiz azabı kardım
Nefesimdeki tüm sıratımı yardım
Sildim defterimden unuttum seni
Yırttığım resimle verdim kararı
Maziyle kapattım güzü baharı
Sözlere bıraktım kemli nazarı
Sildim defterimden unuttum seni
Rüyamda söndürdüm tüm ateşimi
Yüreğimde yaktım yaş güneşimi
Toprağıma serpin közlü küllerimi
Sildim defterimden unuttum seni
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
DOĞRULARIN ŞAİRİ
03.02.2021 22:03
AFFET ALLAH’IM
Bu dünyanın ateşli zevk sefasına kandım
Düşünmeden yaşadım ölmeyeceğim sandım
Kör nefsimin elinde arzularımla yandım
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Karıştırdım gece ve gündüz helal haramı
Hissetmedin aşkınla atan yürek yaramı
Doğru bilmiştim küfür yalan batıl hatamı
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Yüklemişim günahın korlu ağır yükünü
Dudağım söyledi hep asrı ficar sözünü
Kadeh, kadeh içmişim zakkum katran kökünü
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
İslam kuran mukaddes yoldan bilmeden çıktım
Şer batağına düştüm vicdan ağını yıktım
Gözyaşlarımla dönüp kayıp yönüme baktım
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Vicdanım sızlar durur pişmanlığım desem çok
Senin yolundan başka gidecek bir yolum yok
Titreyen dizlerime beş vakit mizabı tak
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Huzuruna geldim ve divanına yüz sürdüm
Sözünle sol yanımı kelamın ile sardım
Bağrımı tevhidinle ve tekbirinle yardım
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
İlahi şefkatinle ve merhametinle sar
Senden gayri gidecek sığınacak yer mi var
Sensin iki cihan bu günahkâr kuluna dar
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Bende bir emanet can var onu da alacaksın
Ve cepsiz elbiseye soldurup katacaksın
Amelle bakıp dipsiz kuyuya atacaksın
Tövbe ettim ne olur beni affet Allah’ım
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
BİR KEZ GELSEN
Gözlerim bakışının seraplarıyla solsa
Gönlüme hayalinin korlu ateşi dolsa
Anılar dudağımdan seviyorumu yolsa
Resmin kalbimi sökse yine de bir kez gelsen
Muradım azapların közlerine karılsa
Sensiz tüm hayallerim günahlara sarılsa
Feryadıma adının korları da yakılsa
Kokun hülyamı sökse yine de bir kez gelsen
Kirpiklerime olan sensiz düşlerim aksa
Ayrığın nefesime sızılarını taksa
Sevdan yüreğime tüm kahırlarını dikse
Gözlerin ufku sökse yine de bir kez gelsen
Hasretin vuslatımı yakıp ve de söndürse
Özlemin Kevser’imi ateşlere döndürse
Aşkın suallerimde yeminimi çözdürse
Topraklar seni sökse yine de bir kez gelsen
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
Ansızın gelir ölüm
Sarartır ve soldurur emanet olan canı
Nefsinin ateşiyle doldurma ecel hanı
Kırma ihlasla duran yeşeren ekber dalı
Bahaneyi dinlemez ansızın gelir ölüm
Dünyalık tüm dertlere sakın bulanıp kanma
Tövbemi ederim ve de kurtulurum sanma
Yaptığın her şeyi böbürlenerek anma
Bahaneyi dinlemez ansızın gelir ölüm
Durma yönel beş vakit niyazla yaradana
Düşme göze vurulan vesnanlı bir kapana
Aldanma gençliğinle esip giden zamana
Bahaneyi dinlemez ansızın gelir ölüm
Servetim olsun diye hırs kuyusuna inme
Gurunun ve kibir’ in istikbar’ına binme
Yolunu batıl ilmi ile sakın ha çizme
Bahaneyi dinlemez ansızın gelir ölüm
Unutma tükenmez şu insanın istekleri
Doldurma cahiliye sözüyle defterleri
Gözü aç hakla oku yazılan gerçekleri
Bahaneyi dinlemez ansızın gelir ölüm
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
Yeter yüreğim sus artık
Düşlerimin fırtınası gönül limanımda kopuyor
Nefesime sancılı hasretler yükleniyor
Sevi yorumlu kızgın sözcükler anılarımı yakıyor
Işıkların sönmesi gibi gidende sönsün bitsin
Sancıları saplama yarınıma
Bırakma gözyaşlarını değmez ağlama
Ya gitmeye mecburdu
Yada öyle olması gerekiyordu
Farz et ki
Sonu hüzünle biten bir film seyrettin
Sonu gelmeyen yarım kalan bir hayaldi
Boşuna atma hüzünlü çığlıklar
Öldü say bitsin
Sus yüreğim yeter artık
Bak mevsimler değişiyor
Yaz bitti kış geliyor
Sende kapat bu defteri
Yeni bir sayfa aç
Bak Dışarıda yağmur yağıyor
Gönlüne bir yağmur damlası düştü
Kayboldu
Bir rüzgar esti yıktı geçti veya
Bir deprem oldubitti
keder sarsıntı yarattı ömrüne
diye düşün
Dudağa takılan bir şarkı nakaratı say
Boş ver unut gitsin
Yas tutma kapılma yalanına
Sus be yüreğim
Değmezmiş gözyaşlarına
Göğsünü tutma bırak gitsin
Kopar nefesinde takılı o ismi
Yeni bir gün başlıyor
Koyul bir yola ne umutlar yeşerir
Ömründe
Sokaklar da caddelerde açıyor
Neşenin kokuları
Her köşe başında sarılıyor mutluklar
Sus yüreğim yeter artık
Bağırma
Duyan yok
Şimdi sıkacağım son gücümle seni
Bir yalancının dalgası vurdu gönlümün sahiline de
Bitsin
Yeter artık sus yüreğim sus
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
DOĞRULARIN Şairi
YÜREĞİM KANIYOR
Geceler düşlerimi gözyaşımla boğuyor
Anılar dudağımda ismin ile soğuyor
Ömrüme resimlerin közlerinle doğuyor
Sus dedikçe yüreğim izlerinle kanıyor
Seviyorum mıh gibi saplandıkça böğrüme
Sancıların vurulur hasretinle ömrüme
Zehir katranlı sevdan dolanır hep göğsüme
Sus dedikçe yüreğim izlerinle kanıyor
Hayallerin dertlerle nefesimde yanıyor
Yanağımdaki busen son yaşlarla akıyor
Seviyorum vuslata azabını katıyor
Sus dedikçe yüreğim izlerinle kanıyor
Dualarım adına vedasız yakıldıkça
Sevabıma bakışın günahla takıldıkça
Yalan dolu sözlerin toprağa atıldıkça
Sus dedikçe yüreğim izlerinle kanıyor
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
GÜL DALINDA GÜZELDİR
Dalında güzel olur, yeni açan taze gül
Güzelliğiyle yanan dertli ötüyor bülbül
Özlemiyle kavrulur hasret yüklenmiş gönül
Aşk yârinin gönlünde gül dalında güzeldir
Dalında güzel olur, dağlarda açan çiçek
Hayaller duvağında yeşerir beyaz dilek
Rüyaları sarmalar huzur neşeli felek
Aşk yârinin gönlünde gül dalında güzeldir
Dalında güzel olur, meltemle esen yaprak
Yarına konur pembe boyalı birer sancak
Umutları ısıtır yanağa konan dudak
Aşk yârinin gönlünde gül dalında güzeldir
Dalında güzel olur, nazlı nazlı açan nar
Yeminli dudaklarda mühürlü isimler var
Kırk bir kere kovulur hanelerden tüm nazar
Aşk yârinin gönlünde gül dalında güzeldir
Dalında güzel olur çatlak kokulu incir
İki halkayla vurur nefislere bir zincir
Körlenmiş yüreklerde sevdayla çağlar nehir
Aşk yârinin gönlünde gül dalında güzeldir
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Düşlerime girdin bir gece vakti
Gözlerinin yansımasının ardından
Cemal safi şiirlerini okuyordu yüreğimi
Isıtarak ve yakarak
Şöyle diyordu
Her şeyin sonrası, evveli sensin
Gönlümün biricik emeli sensin
İnan ki çökerim çekemem dersen
Çünki canevimin temeli sensin...
Birden üşüdüm tepeden tırnağa uyandım
Terden ıslanış yastığım baktım yanı başımda
Uyuyordun öyle güzel uyuyordun saçını okşayacaktım
Dokunamadım
Oturma odasına geçtim açtım pencereyi
Seyrettim gökyüzünde
Sevişen ay ile yıldızları
Odama çekildim içimde bir şeyler yıkıldı
Masamın üzerinde Sabahattin Ali’nin çocuklar gibi şiiri
Vardı okudum her cümlede çocuk oldum
Korktum sana koştum yanına büzüştüm
Nefesime bir ferahlık karıştı
Hiç bu kadar derinden ve de serinden oh çekmemiştim
Sessizce sabah ezanına kadar seni seyrettim
Ezanla döndün bana gülen gözünle günaydın
Dedin öptün
Bir şey diyemedim sadece kokunu çektim
Sarıldım
Sebahattin ali ne diyordu şiirini okumak istedim
Okuyamadım namaz için abdest almaya gittin
Sebahattin Ali’nin şiirinden bir şeyler yazdım usulca yanına koydum
Sonra bende soğuk suyla abdest aldım
Ama yanıyordum suyun tenime değmesiyle
Sessizce yanına geldim selam vermişsin okumuşsun şiiri
Gözünden birkaç yaş süzülmüş yanağına
Yavaşça sildim yanağını sonra şükür diye yüzüme sürdüm
Sonra sarıldım mutfağa gittin kahvaltıyı hazırlama
Namazı kıldım
Sen sofra hazır hayatım derken titredim
Sana seni seviyorum demek istedim
Ama diyemedim kekeledim
Neydi o şiir derken aklıma geldi okudum
Üstüme değiştirmeye gittiğimde
Sana bunları yazdım
Seni öperken usulca ayakkabılığa koydum
Sabahattin Ali’nin mısralarıyla sana diyorum
Tümü büyük harfle
SENİ SEVİYORUM AŞKIM
İşte o şiir ne güzel anlatmış
“Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Sen olunca yanı başımda
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
SEVEMEM ARTIK
Çiğ damlası gibi yüreğime düştün
Sevdamın közüyle gönlümü deştin
Ayrılık sızıyla ömrümü eştin
İstesem de seni sevemem artık
Hülyana bağlanıp düşe sarılsam
Mazinin günahı ile karılsam
Resminle azaba bir bir açılsam
İstesem de seni sevemem artık
Dudağıma adın sel olup gelse
Yeminime yaşlar akıp da delse
Geceme gözlerin Kevser’le dalsa
İstesem de seni sevemem artık
Benliğim aşkınla tutsağın olsa
Sevdanın güneşi tenime dolsa
Kokun hicran kahır külünü yolsa
İstesem de seni sevemem artık
Bağrım nar-ı aşkla ağrısa yansa
Dudağım sevdanın közüne bansa
Sarhoş gönlüm yalan meyine kansa
İstesem de seni sevemem artık
Sonunda bedenim toprağa kondu
Vedasız cümleler özlemle dondu
Yaşlı gözlerimden bakışın söndü
İstesem de seni sevemem artık
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
AŞK-I VUSLAT
Ömrüme hasretinle düğüm attığın yerde
Yüreğime vurulur özlem gölgeli perde
Dudağımdaki sözler matemle olur serde
Hazanların hep düşer aşk-ı vuslat düşüme
Gece gözlerin kaçar hep soluk hayalime
Yarınlarım karışır sisli tüm mecalime
Sevdam konar hüzünlü sararmış her halime
Kor lahzalar çakılır aşk-ı vuslat döşüme
Ruhumda mayhoş meyle sensizliği çekerken
Dünümün ateşini günahıma ekerken
Sinemdeki sevabın mayasını deşerken
Susuz giriftar düşer aşk-ı vuslat gölüme
Ellerim resimlerin boşluklarını sardı
Hatıramın sancısı öpüşmeleri yardı
Yaşlardaki volkanın hep sevişmemde hardı
Kurumuş busen aktı aşk-ı vuslat sözüme
Çorak tufanlarını vedalara katarken
Mahşer dikenleri son dileğime batarken
Azaplarımın nabız çınlaması atarken
Hoş bir saba esiyor aşk-ı vuslat özüme
Efsunlu yıldızlar ve gönlümün hizanları
Bahar’ sız mevsimlerin bozuk mizanları
Rüzgârlı talihimde mahsurlu rizanları
Yokluk saati durdu aşk-ı vuslat çölüme
Bu akşam semaviler nedensizce soluyor
Dizgin idamların gerdanları doluyor
Toprağımın kırışık siması bozuluyor
Duamın faciası aşk-ı vuslat ömrüme
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
BEKLETME SEVGİLİM
Yollarını beklemekten yoruldum
Gözyaşımla aktım ve duruldum
Hayalinin közlerine kuruldum
Yeter artık gel bekletme sevgilim
Sensiz düşüm çarmıhlara gerilir
Özlemime azapların örülür
Hasretime sancıların sürülür
Yeter artık gel bekletme sevgilim
Yüreğim ve sevdam kışa dönüyor
Anılardan resimlerin sönüyor
Dudağımdan adın közsüz yanıyor
Yeter artık gel bekletme sevgilim
Aşk yaprağım daldan sensiz düşmeden
İsyanlarım vuslatımı deşmeden
Kokun kara toprağımı eşmeden
Yeter artık gel bekletme sevgilim
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
BU CAN TERK ETMEDEN GEL
Gözlerimden sevdanın yaşları kurumadan
Hasretin sancısıyla düşlerim uyumadan
Özlemin yarasıyla anılar kanamadan
Bedenimden adın ve bu can terk etmeden gel
Sevdanın bahar ayı gönlümde kış olmadan
Dudağımdan merhemli öpüşlerin solmadan
Gözyaşlarım boynunu bükmüş gülle dolmadan
Bedenimden adın ve bu can terk etmeden gel
Hatırayı üşüten karanlıklar doğmadan
Aynalar resmindeki avunmamı boğmadan
Yarınlardan suretin sönmeden ve ağmadan
Bedenimden adın ve bu can terk etmeden gel
Umudun ve ümidin rengi griye dönmeden
Göz ferimden mutluluk ışıkları sönmeden
Ağıtlarım vedamı topraklara dökmeden
Bedenimden adın ve bu can terk etmeden gel
Günümden bakışın vaktimden daralmadan
Nefesime yokluğun acısı karılmadan
Dualarıma korlu vedalar yazılmadan
Bedenimden adın ve bu can terk etmeden gel
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
HÜZÜN DOLUYOR
Yaşlarım düşüme korla düştükçe
Hayalin özlemi yakıp deştikçe
Anılar göğsümü yarıp eştikçe
İçime közlenmiş hüzün doluyor
Gecelerim ıssız ruhum prangalı
Düşlerim resminle küskün kavgalı
Zindanlı gözünde sevdam rüzgârlı
İçime közlenmiş hüzün doluyor
Acılı fallarda busen gözüküyor
Yürek atışlarım dünden kazılıyor
Adın günahıma susuz yazılıyor
İçime közlenmiş hüzün doluyor
Vakitsiz saatler sana duruyor
Sözler acıları karıp kuruyor
Aynalar ve yıllar seni soruyor
İçime közlenmiş hüzün doluyor
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
Özlem kıyılarında düşlerimi düşürdüm
Hayallerimin sarhoş narasını süpürdüm
Hasretimden azaplı Kevser imi taşırdım
Bizi hiç ayrımasın Allah’ım diliyorum
Sevdamın lodosları kirpiğime vurmakta
Sualsiz sancıların cevapları kurmakta
Yarınlar sıratıma günahını karmakta
Bizi hiç ayrımasın Allah’ım diliyorum
Artık saklamıyorum açtığın yaraları
Yüreğim vuslatıma takmasın karaları
Toprağıma konmasın yazgımın kayaları
Bizi hiç ayrımasın Allah’ım diliyorum
Sensizlikle kırışan şu yüzüm kapanmasın
Gönlümün ateşine cennetin abanmasın
Dilimde kor dualar sensiz dalgalanmasın
Bizi hiç ayrımasın Allah’ım diliyorum
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
DOĞRULARIN Şairi
SENİN SUÇUN DEĞİL Kİ
Resimlere bakıp da anıları dağlama
Hüzün ve de kederi yarınlara bağlama
Yine bağrına vurgun vurup da ağlama
Senin suçun değil ki sevgilim bil ki bende
Boşa yakma şafak sız kararan düşlerini
Yüreğine savurma acının küllerini
Gamzende soldurma tek veda öpüşlerini
Senin suçun değil ki sevgilim bil ki bende
Susuz hülyayı serap ile sarhoş eyleme
Pişmanlığı yeminle günah diye meyleme
Sevdanın denizinde ateşini demleme
Senin suçun değil ki sevgilim bil ki bende
Istırap dergâhına tüm mazimizi serme
Sevdamızı ayrılık azaplarına germe
Hasret kokan geceye özlemlerini verme
Senin suçun değil ki sevgilim bil ki bende
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
Doğruların Şairi
Allah diye tevdidi tekbiri getirelim
Günahların ahını tövbeye çevirelim
Sevgi tohumlarını gönüllere dikelim
La ilahe illallah la ilahe illallah
Huşu ile lokmayı kullarla bölüşelim
Aşkınla yanan dille ismini söyleşelim
Kayıp yönümüz ile şeytanla dövüşelim
La ilahe illallah la ilahe illallah
Pişmanlık ile akan yaşla dosta varalım
Muhabbetle hak niyaz meclisini kuralım
Kelimeyi ekberle huzuruna duralım
La ilahe illallah la ilahe illallah
Tevdidi tekbiri getirelim
Gönlümüzü hakka götürelim
Tövbe diyerek dökülelim
La ilahe illallah diyelim
Her nefes aldığımızda
Kıblegahta kaldığımızda
Yaşla beş vakit sarıldığımızda
La ilahe illallah diyelim
El açıp Kâmil’e varalım
Huzurda divan kuralım
Başımızı yolunda verelim
La ilahe illallah diyelim
Gözyaşımın devası
Gönüllerin sedası
Tövbelerin vefası
Dertlerin dermanı Muhammed
Kıbleyi ikbalin efendisi
İki serverin gülü lalesi
Gönüllerin sahibi
Özlemlerin yaresi Muhammed
Vuslatın en güzel rehberi
Güzelliğin tarifsiz emsali
Seher vaktinin tilaveti
Sekiz cennet sahibi Muhammed
Ahh bir bilseler.. Gözlerimi yumarken Hayalimle düşlerimle sana koştuğumu Katran karası gömleğimi koklarken Seni kokladığımı Gün ışığının ilk vurmasıyla yokluğuna Yöneldiğimi Ahh bir bilseler.. Gazete kâğıtlarını toplarken İsmini kimseler basmasın diye Yüreğime bastırıp ısıttığımı Kadehlerde özgürce sana koştuğumu Şarkılarla hasretinle özleminle Divane oluşumu Ahh bir bilseler.. Karanlıklarla kirpiklerimi Sen geleceksin diye okşayışımı Her çizdiğim resimde seni yaşadığımı Gözyaşlarımda seni sakladığımı Her acımda anılarının merhem olduğunu Kaldırımların her taşında sana sarıldığımı Ahh bir bilseler.. Gün doğumuyla ve de batımıyla Gönlümde yağınlar başladığını Oysa bir bilseler.. Yüreğimde ki boran fırtınasını İçimdeki yokluğunla yarınımın dindiğini İsyan ederken hüzünlerinle doğduğumu Yıldızlar ile sana kaydığımı Ahh bir bilseler.. Bilmesinler boş ver Kimi berduş, serseri kimi de deli desinler Hatta arkamdan küfürler etsinler Bir iki lokmayı muhtaç etsinler Lakin Nefesime avuçlarıma dünüme sakladığım Dudaklarımın mırıldayışıma kondurduğum Vuslatıma bırakıp saldığım Seni almasınlar
Karayaka köyüm
Sabah ezanı ile uyandım köyümde
Düşümü ıslattım çapaklı gözümde
Özlemleri sardım iç çeken özümde
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Taşlı tepeden al bayrak dalgalanır
Dudağımda aşkı yanıp parçalanır
Anılar fele’den akar ve buğulanır
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Kızıl dağdan katran, ardıç esintisi
Gönülleri sarar keklik, çulluk sesi
Sağı solu süsler şeftali bahçesi
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Parkeli yollunda ayak izlerim var
Yüreğe baharı dolduran güzel yar
Sohbet ve muhabbet ömre yansıyan kar
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Kar eriği ve de bebik pınar suyu
Nezaket köylünün vazgeçilmez huyu
Tarlalarda vardır tulumbalı kuyu
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Camız kaymağı ve goşma damak tadı
Bir sevdadır yürek köyün diğer adı
Dağı ve de taşı hayali boyadı
Hasretle yandığım karayaka köyüm
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
HEMBERİ
DOĞRULARIN ŞAİRİ
DÖN GEL SEVDİĞİM
Hasretin göğsüme kurşun sıkarken
Yeter artık bitsin gurbet sevdiğim
Hayalle durmadan aklım çıkarken
Resminle aglarım dön gel sevdiğim
Her gün gözlerim hep yollara bakar
Kor ateşin beni kavurur yakar
Duysan feryadımı gelsen ne çıkar
Düşlerim sönmeden dön gel sevdiğim
Sensiz dayanmaktan yoruldum artık
Kaderden kaçmaktan hep ağlamaktan
Dünle savaşmaktan yoruldum artık
Yarınlar kaybolmadan dön gel sevdiğim
Bedenim topraga göçüp gitmeden
Son mazi elimden benden çekilmeden
Hazanlar sensiz pes ettim demeden
Ansızın süpriz yap dön gel sevdiğim
Çileli kederli günler geçmedi
Özlem çiçekleri de yeşermedi
Dudagım kem sözle hiç çekişmedi
Aşk teli kopmadan dön gel sevdiğim
Mahmut derdini bir türlü açmıyor
Bağlandı yoluna koşup kaçmıyor
Ne candan ne yardan vaz geçemiyor
Cemalini göster gön gel sevdiğim
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI 29 12 2019 19 38
Gömdüm Sensizliği Yangınlarla Çevrili Zindan Kalbime
Gözlerinde Kaybolmayayım Diye Mil Çektim
Dilimden İsmin Türkü İle Çıkmasın Diye Lala Döndürdüm
Rüzgârın Esintiyle Yanağıma Deyersin Diye
Sensizliğin Serabında Yaktım Sevda Çığlıklarını
Havzalara Savuldum Hasretlik Çırpınışlarını
Rüyalarıma Dalan Kâbusunda Isıtırdı Hayallerimi
Terler Basardı Ruhuma Karabasanlar Çöktürürdün
Ah Be Leyla Senin Yakışların Bile Refahlık Verirdi Yarınlarıma
Özleminin Terk Edip Giderken Sensizliğin Ayyaş Oldu Haykırışlarda
Yıldızlar Sökülüp Soldu Gecelerde Sensizliğini Saran Umutlarım
Ah Be Leyla Sensiz Paramparça Oldu Yiyip Bitiren Hayallerim
Yürüdüm Anlamsız Rotasız sonsuz Sensizliğe Ah Be Leylam
Getir Neriman
Gözlerindeki gün batımlarımı
Hayallerde seni saran kollarımı
Kelebeğin kanat çırpınışlarındaki rüyalarımı
Yüreğime seyran dalışlarımı getir neriman
Çırılçıplak kayaları vurduğun sevdalarımı
Sokaklardaki sessiz çığlıklarımdaki yanınlarımı
Laf dinlemez özlemlerin ateş yakıcı gözyaşlarımı
Hasretime dagıttın çaresizliğin çığlık kokuları getir neriman
Kelimelerin mehtap donmalarını
Ayrılıgıın rüzgârla soğutmalarını
Hatıraların yaprak yaprak kopmalarını
Sevdama yalnızlığın kışlarını getir neriman
Serçenin azgındaki aşkımın can çekişmelerini
Sol tarafımı kanatan sensizliğin ıslığını
Gün doğumunda batımında sildiğin aşıkmın ayak izlerini
Uykulu gözlerime hüzün son demi yılızları getir neriman
Gecelerimin sessiz hıçkırıklarını
Rüyalarıma yağan nisan yağmurlarını
Unutulmuşlukları yaşanmışlıkları
Sevda kırıklıklarını bana getir neriman
Kadehlerde vurduğum mesk eylediğim sensizliği
Karanlıklara gizlediğim damla damla akıttığım hasretliğini
Rüzgarla dalgalara savurduğum özlem yaktığın çaresizliğimi
Kor kor yaktığın yarınlarımdaki çiğdemin esintisini getir neriman
Mahmut Çiçekdağı
Kayıt Tarihi : 31.7.2015 17:04:00
Gözümü açtım sen yoktun
Ama yüreğimden akarcasına
Yağmur damları pencereme vuruyordu
Unutturuyordu sensizliği
Rakı kadehleri söndürmemişti sensizliği
Yağmurla akıttım yalnızlığımdaki hasreti
Gün doğumunda güneşin bağrıma vururken
Sanki söküp alıyordu özlemimi
Kendimi atmak geliyordu sokağa özgürce koşmak
Tekrar en baştan başlamak zor
Yine akşam olacak yine çökeceksin yalnızlığıma
Elime tutuşturacaksın kadehleri yarınlarladaki sensizliği
Ağlayarak iç çekerek oturdum
Senin kokun olan kanepeye
Yırtım tüm resimleri anıları
Soldurdum seninle olan hayallerimi
Baktım aynaya gözlerimde seni görünce
Aynayı kırdım seni gözlerimden yüreğimden
Çıkarıp bir kenara attım
Üşüyen yalnızlığımı sen le değil
Sensiz yeni günle ısıttım
Hüzün tarlasına ektim sensizliği
Hasat zamanı gelince seni toplamayacağım kurutacağım
Hava su güneş gibiydin sensizde bile
Gittiğim her yerde benimleydin
Seni ömrüme feryatlarımla adamıştım
Sönmeyen alevin külü gibi yaksan da
Geri dönmeyeceğim
Kalbimin en kutsal mekân da salkıyacağım
Titrek dudaklarımda son defa isimi seslenerek ufuklara
Hıçkırıklarım acıtsa da gırtlağımı dayanacağım
Yüreğimin Bir kenarında sakladığım çocukla
Cebimdeki gözyaşlarımın hasretle ıslattığı son resimle
Bir nehir gibi sensizlikte akıp gidiyorum
Bu aşk burada biter gülüm bu baki sensizlikte yol alır
Hicran teellüm ü hediye sanarak gidiyorum
Orkide kokulu nergisim
Elem duyma. Kederlenme. Tasalanma.
Hicran Ayrılık. Unutulmaz acı, keder
Mahmut Çiçekdağı
Kayıt Tarihi : 9.4.2015 11:34:00
Camdaki Buğulara Yazılmayan
Bir sevda nın yazısına yazıldım
Yaprakların Dökülmesi Gibi Dökülen
Sensizliğin sonbaharı ile döküldüm
Ateşin Yakması Gibi Yüreği Közleyen
Yalnızlığın yokluğu ile gözlerinde yandım
Hastalığa İyi Gelen Bir İlaç Gibi
Sensizliğine merhem oluyor hayalimde dokunuşların
Sahilde Yarını Bekleyen Umutlar Gibi
Pencerede kalakalmış rüyalarım sensizliği gözler
Dudaklarda Acımsı Burukluk
Yürekteki yarayı çaresizlikle sarar
Hasreti İçine Çeken Hıçkırık Gibi
Sensizliğin gülümsemesi ısıtır yarınlarımı
Sensizliğin melankolisiyle
Ben Seni Yaşıyorum
Bakışlarında hiç bitmeyen aşkları yaşıyorum
Sensizliğin son hülyalarında kaybet sende
Olsun hadi yoluna bana yeter
Sadece Bir Buse Kondur Yanaklarına Yeter
Mahmut Çiçekdağı
Kayıt Tarihi : 24.6.2015 15:53:00
Elimde kaldı boş kadehler gibi
Yine kırık hayaller
Yine sensizliğe tutsak olan anılar
Yine değiştiremediğim kederler
Solan kokmayan orkideler kabusa dönen hülyalar
Hasrete işleyen yakan ıtırların yalnızlığı
Siyaha dolanan çaresizliğin nergisleri
Sokakların ayrılık sesliğine seslenişi
Dün doğumunda düğümlenen hıçkırıklar
Kör kuytularda gizlenen sensizlik
Ansızın kelebeğin omuza konması
Şelalenin hasreti akması sensizliğin mutluğun anlamı
Sığırcık şelalenin altında ıslanırken
Cıvıl cıvıl atan çığlıkları mesk eyler sensizliği
Öyle meyliyor sensizliğin acısını hasretin
Yaprağın rüzgârla tozla savrulması gibi
Çaresizliğim sensizliğe savruluyor
Yakıyor acıtıyor özlemin umutları
Çiğdemlerin esintisindeki hüzün kokusu
Sensizlikte sohbet ettiriyor kayaya vuran dalgalarla
Gülünce gamzende nergisler açardı
Dokunuşunda yürekler burkumsu çökerdi
Gözlerin her değişinde yalnızlığıma hanımeli açardı
Gecelerin sensizliğinde orkideler açardı
Kelimelere düğümlendi sensizliğin mor Krizantemler
Yorgun hayallerimde ağlayan gelinler soldu
Feryat figan hasretlerde petunyalar buruştu
İrisler de kalmadı sensizlik
Elde kaldı sensizliğin gözyaşları
Baharda açmıştın bende yine bir bahar soldun bende
Yine sonbaharda sığındım yalnızlığın gözlerine
Isındım sigaramın dumanındaki hayallerle
Yine okuduğum aşk hikâyelerindeki yanlığız lığı
Anılarıma ince ince kadifemsi ekledim
Toprağın kokusuyla sıcaklığıyla
Sensizliğe doğru yolculuğa çıktım
Elveda derken sana siyah gülleri bıraktım
Sen giderken
Doladın geceleri gözüme
Bulandı kelimeler dilime
bahar yerine kış açtı yüreğimde
Gözyaşım hasret yerine ölüme bulandı
sabahları nesteren kokusu yerine
bedenime cehennemi numun bulaştı
haziran geceleri oldu bana şubat soğuğu
sensiz şarabı tahur haram oldu
özlem in açtığı yara pare eyledi
gökyüzü yıldızlar matem tuttu
bulutlar çaresizliğe senin adını yazdı
Uzun kaşlarının altına saklardın
Sert bakışındaki şefkati
O koskoca ellerinle tokat atarken
Hissederdim yüreğindeki yangınları
Kızgınlığınla sözlerken
Kelimelere bal dökülürdü
Düşüşümle Birden düşürdün
Yüzündeki sertlik maskesini
Üflerken dizimdeki yarayı
Hâlbuki yüreğimi üflerdin
Gecenin karanlığına sakladığın
Yumuşaklığını çıkardın uykumda okşardın saçlarımı
Rüyalarıma dalan kâbusları kovardın
Güven hissi sarardın yarınlarıma
Bazen alırdın cebimdeki misketleri
Oynama ders çalış derdin
Gizli gizli misketlerimi oylardın avuturdun sertliğini
Saklardın her kırdığım oyuncakları bir özenle
Birlindim o gürlemenle sarardın
O kocaman çınar gibi dallarını babacığım seni çok seviyorum
Siyah eşarbı başından düşürmeyen
gözyaşı hiç eksik olmayan
yüzündeki kırışıkları ile gönülleri yakan
gülümsemesi ile umutları yeşerten
çektiği çileleri ümit bahatına döndüren
sözleri ile dertlere merhem olan
kokusu gözyaşını akıtan yürekleri derya'yı misk'e döndüren
bakışı zeyneb'i gülsüm'e bemzeyen
yanında iken aişe''yi fatıma tüz zehra'yı özleten
gözyaşı ile rabia'ül ümmül mü-min'in çilesini anlaatan
hatice'tül kübra meryen'ül emine gibi kokan
sahibcelal 'ü sadellevh olan anam
Mahmut Çiçekdağı








Yorumlar
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
Bilgi: Butona tıkladığınızda xloji güvenli giriş sayfasına yönlendirileceksiniz. Giriş yaptıktan sonra otomatik olarak bu sayfaya geri döneceksiniz. İlk girişte hoş geldin enerjisi tanımlanır.
Yorumlar yükleniyor…