Zombi Kıyameti Nedir ? – ABD’nin CONOP 8888 Projesi


Bu haber şaka gibi. Ama bu bir şaka değil. Yıllardır, filmlerde, dizilerde, oyunlarda, video kliplerde ısrarla dünya insanlarının özellikle de çocukların gözlerinin içine adeta zorla sokulan bir konu Zombi konusu.

Bu başlık altında bu meseleyi çeşitli yönleriyle kapsamlı olarak irdeleyeceğiz. Önce Zombi nedir, ne demektir, oradan başlayalım.

ZOMBİ NEDİR ? ZOMBİ NE DEMEKTİR ?

Zombi, vudunun Afro-Caribbean ve Creole ruhani inanç sistemlerinde ölümsüz bir insandır. Bu folklorik zombiler doğaüstü güçler ve şamanistik hekimliği vasıtasıyla, yaşayanlar arasında korku yaratmak amacı ile ölü insan bedenlerinin yeniden canlandırılmasıdır. Zombilerin daha korkunç versiyonları yamyamlık ögesi kullanılarak korku sinemasında sıkça sergilenmektedir. Ayrıca bu tür varlıklar hortlaklar ile aynı kapasitededir.

Vudu’da Zombiler

Vudu inancına göre ölü, bir insan ya da Mambo tarafından yeniden diriltilebilir. Zombilerin kendi bilinçleri ya da istekleri olmadığı için Bokor ya da Mambo’nun kontrolü altındadırlar. Zombi aynı zamanda vudu yılan tanrısı Niger-Congo’nun adıdır. Kongo dilinde kullanılan ve tanrı anlamına gelen “nzambi” sözcüğüne benzemektedir.



Dünya Savaşı Z | Zombiler Duvarı Aşıyor



1937 yıılında Haiti’deki gelenek ve adetler üzerinde yapılan bir araştırma sırasında Zora Neale Hurston, 1907 yılında 29 yaşındayken ölmüş ve gömülmüş Felicia Felix-Mentor ile ilgili bir söylentiyle karşılaştı. Köylüler ölümünden 30 yıl sonra Felicia’yı yollarda sersem bir şekilde ve yanında birkaç kişi ile birlikte yürürken gördüklerini söylüyorlardı. Hurtson, bu bahsedilen insanlara çok güçlü ilaçlar verilmiş olduğu söylentilerinin peşine düştüysede daha fazla bilgi vermeye istekli bireyler bulamadı.

Eğer bilim kabile törenlerindeki figürler yerine Haiti ve Afrika’daki Voodoo’nun altına inerse, bugüne kadar tıp ilmi tarafından bilinmeyen birtakım tıbbi gizemlerin gücüne ulaşacaktır.„
cümleleri ile bir yazısında bu konuya değinmiştir.



EN İYİ ZOMBİ FİLMLERİ | Zombi Filmi Önerileri | Zombi Filmi Tavsiyeleri | Zombi filmi Önerisi



80’li yıllarda Kanadalı etnobotanist Wade Davis zombilerin farmakolojik durumu ile ilgili iki kitap yayınladı; The Serpent and the Rainbow (Yılan ve Gökkuşağı) (1985) ve Passage of Darkness: The Ethnobiology of the Haitian Zombie (Karanlığın pasajı: Haitili zombilerin etnobiyolojisi) (1988). Davis 1982 yılında Haiti’ye gitmiş ve orada yaptığı araştırmalar sonucunda, yaşayan bir insanın iki özel tür tozu almasıyla bir zombiye dönüştürülebileceğini iddia etmişti. Birincisi coup de poudre (Fransızca: ‘toz çarpması’) içerisinde bulunan tetrodotoxin (TTX) maddesi nedeniyle ölü benzeri duruma neden olur. Tetrodotoxin Japonların yemek zevkini oluşturan, fugu ya da kirpi balığı içinde bulunan zehirli toksin ile aynı özelliklere sahiptir. Öldürücü etkisi olan bu maddenin 1 mg’lık dozu insanı günlerce bilinci açık olmasına rağmen, yarı ölü bir durumda bırakabilir. İkinci toz ise (şaşkınlık veren halüsinasyon etkisi vardır) insanı bilinçsiz ve kendi istemi dışında hareket eden zombi benzeri bir duruma sokar. Davis aynı zamanda bu deneyimleri yaşamış Clairvius Narcisse‘ın hikâyesini de popülerleştirmişti. David’in yaptığı çalışmaların gerçekliği ve doğruluğu üzerinde hâlen şüpheci görüşler bulunmaktadır.

Bazı modern filmlerde zombiler yaşayan ölüler değil, salgın bir hastalığa yakalanmış hasta insanlar olarak gösterilmektedir.

Popüler Kültürde Zombiler

Popüler kültürde zombilere korku ve fantastik temalı, kurgu ve eğlencede düzenli olarak rastlanmaktadır. Zombiler genellikle akılsız, aç, insan eti düşkünü ve bazı durumlarda insan beyni düşkünü olan bozulmaya yüz tutmuş cesetler olarak tasvir edilir. 2009 itibarıyla, zombiler popülerlikleri açısından vampirlerle kıyaslanabilir.



EN İYİ 5 ZOMBİ FİLMİ(Film Önerileri)



Filmlerdeki zombi kavramına göre, zombiler öldükten sonra dirilir ve beyin fonksiyonları sadece et ihtiyacını gidermeye programlanır. Zombileri öldürmek için kafa bölgesine sert bir vuruş yapmak yeterlidir.

Kaynak: Vikipedi



ZOMBİ OYUNLARI

Age of Z Origins:Tower Defense

Age of Z – Rise Against the Zombie Hordes!

Oyunu indirmek için burayı tıklayın.



The Walking Dead: Survivors

Oyunu indirmek için burayı tıklayın.



Görülüyor ki aslında Zombi meselesi, Haiti yerlileri arasındaki Vudu inancındaki bir terim ve kurgu. Peki nasıl oluyor da Haiti gibi dünya kültür tarihinde pek de etkin olmayan bir ülkenin yerel inancı, tüm dünyada gişe rekorları kıracak filmlere, en çok oynanacak bilgisayar, telefon oyunlarına, romanlara, dizilere konu olabiliyor.

Aslında bunu, insanların ölüm fobisi ve bu fobi etrafında şekillenen ceset fobisinde arayabiliriz. İnsanların çoğu, ölü insan bedeninden, iskeletten, mezarlıklardan çekinir. Ölülerin dirilmesi aslında insan bilinçaltının kontrol ve baş etmekte zorlandığı bir düşlemdir. Hemen hiç kimse mezarın içinden çıkan bir şeyle yüzleşmek istemez. Bunu düşlemek, hayalde canlandırmak dahi insanlar için ürpertici hisleri, duyguları tetikleyen bir tabudur.

Ölüm, insanın kültür varlığında hatırı sayılır bir etkendir. Zira, atalarımız için de ölüm, baş edilmesi gereken büyük bir kaygı kaynağı idi. Tarihte yaşamış her insanın akıl baliğ olduğunda “biz nereden geldik, neden varız, ölünce nereye gideceğiz” sorusunu en az bir defa sorduğunu ve düşündüğünü iddia etmek herhalde pek de abartılı olmayacaktır. İşte bu soruların cevaplarını ararken, dinleri, felsefeyi ve belki de bilimi keşfettik. Çünkü bu soru, farkındalığın insana dayattığı en temel soru ve sorunsaldır. Ölümden kendimiz için korktuğumuz kadar yakınlarımız için de korkarız. Yakınlarımızı, sevdiklerimizi, desteğimizi kaybetmenin benliklerimizde yaratacağı travmanın etkisi büyüktür.

İşte çoğaltılması pekala mümkün olan bu sebeplerle, ölü ve ölüm kelimeleri kelime dağarcığımızın en soğuk, korkulu, acıtıcı, incitici bölümlerinde yer alır.

Bu sebeple mi bilinmez ama, bilim insanları, insanların cesetlerden kurtulma çabasında olduklarını tespit ettiler. Bunun sebeplerini anlamaya çalışıyorlar. Aşağıdaki video size bu konuda bir fikir verebilir:



Ölülerden Kurtulmak İçin Sizin Favori Yönteminiz Ne?



İşte, belki de bu sebeplerle, Zombi kavramı insanların kurtulmaya çalıştığı cesetlerin korkutucu bir sekilde ve düşman olarak geri dönmesidir. Ruh çağırmanın bile çoğu kimse için yeterince korkutucu ve ürpertici olduğunu düşündüğümüzde, ruhu da içinde olan cesetlerin bize düşman olarak dirilişinin nasıl bir travma yaratacağını varın siz düşünün.

Buraya kadar anlattıklarımız Zombi vakıasının aslında insanlar için neden bu kadar ilgi ve dikkat toplayıcı olduğunu açıklayabilir. Film yapımcıları, korku romanı yazarları, oyun yazarları bu zayıf noktayı ticari olarak kullanmak istemiş olabilirler. Bunlar hayatın olağan akışı içerisinde normal karşılanabilir.

Fakat, karşımızda pek normal gibi durmayan bir durum var. Ölüm, ölü, ceset, ruh, zombi gibi kavramlar her ne kadar dikkat çekici olsalar da, zombi kavramı etrafında şekillenmekte olan sektör ürünlerini izah etmeyeceği kanaatindeyim. Bana bu mesele ısrarla köpürtülüyor ve bir hazırlık yapılıyor gibi geliyor. Tamam, bu baştan aşağı bir komplo teorisi. Fakat, şimdi aşağıda sunulacak haber, bunun basit bir komlo teorisi olmayabileceğini ima ediyor gibi…

ABD ORDUSUNUN, PENTAGON’UN CONOP 8888 Projesi

Conop 8888 Nedir ?

CONPLAN 8888, aynı zamanda Counter-Zombie Dominance olarak da bilinir, zombilere karşı savunma planını açıklayan bir ABD Savunma Bakanlığı Stratejik Komutanlığı CONOP belgesidir. (Kaynak: Vikipedi)

Konu ile ilgili bir haber metni şu şekilde:

Pentagon’un Olası Zombi Kıyametine Karşı Hazırladığı Plan: CONOP 8888

Bilim kurgu ve korku eserlerinden hatırladığımız, televizyon dizilerine ilham veren zombi efsaneleri, yeryüzündeki en gelişmiş askeri oluşum tarafından düşünmediğiniz kadar ciddiye alınıyor. ABD’nin kalesi olan Pentagon’un sır gibi sakladığı CONOP 8888 programında oldukça şaşırtıcı detaylar var.

Pentagon’un bugüne kadar UFO’larla, uzaylı varlıklarla ilgilendiğine dair pek çok asılsız söylenti ortaya çıktı. Bu söylentilerin çok küçük bir kısmı resmi belgelerle karşılık bulabildi. Günümüzün en gelişmiş savunma merkezinin, insanlığı tehlikeye atacak senaryolara karşı önlem mekanizmaları geliştirmesi doğal, ancak işin içine bilimsel açıdan pek de mantıklı gelmeyen zombiler dahil olunca tablo ilginçleşiyor.



ABD’nin Zombilerle Mücadele Planı (Conop 8888)



Pentagon’un CONOP 8888 planında, “Zombiler, tüm insanlığın yaşamı için korkunç derecede tehlikelidir ve zombi enfeksiyonları, ulusal güvenliği ve ekonomik faaliyetleri ciddi derecede zayıflatma potansiyeline sahiptir” sözleri yer alıyor. Birileri Pentagon araştırmacıları yerine bu belgeleri Walking Dead senaristlerine yazdırmış gibi görünüyor.

Yine de birilerinin tüm uzman görüşlerine, bilimsel çalışmalara rağmen böyle bir konuyu ciddiye alıp önlem geliştirmesi, insanı şüpheye sürüklüyor. CONOP 8888, Nisan 2011’den bu yana ABD’nin Nebraska eyaletinde bulunan ABD Stratejik Komutanlığı’nın bir projesi. Aynı komutanlık doğrudan ABD Savunma Bakanlığı, yani Pentagon’a bağlı.



ZOMBİ KIYAMETİ! Pentagon’un Hazırladığı CONOP 8888 Planı



2014 yılında ilk kez dünya kamuoyuna açıklanan CONOP 8888, gerçekten de filmlerde ve dizilerde izlediğimiz zombi kıyametiyle karşı karşıya kalırsak, neler yapılması gerektiğini anlatıyor. Hatta belgelerde “ölümsüz” ibaresiyle anılan bir çeşit oluşuma grubuna karşı çeşitli yasal, politik ve pratik konular da ele alınıyor. Bir nevi ABD, olası bir zombi istilasından sonra, diğer ülke ve örgütlerle olan ilişkilerini nasıl düzenleyeceğini bile planlamış durumda.

Peki bu CONOP 8888 dosyalarında başka neler var?

Uluslararası hukuka göre, yalnızca insan ve hayvan yaşamı söz konusu olduğunda askeri operasyonları düzenlenir. Raporda, patojenik yaşam formlarına, organik robotik varlıklara veya “geleneksel” zombilere karşı düşmanca eylemler konusunda neredeyse hiçbir kısıtlama getirilmiyor.



ZOMBİ KIYAMETİ TEORİLERİ – ZOMBİ SALGINI GERÇEKLEŞEBİLİR Mİ?



Olası bir salgın sonrasında sıkıyönetim ilanından tutun, hükümete zombileri öldürmek için gereken direktifler de sunuluyor. Planlar, en iyi anti-zombi saldırısını gerçekleştirmek için bir dizi aşama içeriyor. İlk aşamada yetkililer, orduyu ve halkı, zombilerle savaş konusunda eğitime tabi tutuyorlar. İkinci aşamada ise hükümet tarafından yürütülecek olan geniş çaplı saldırılar başlatılıyor.

Üçüncü ve dördüncü aşamalarda ise askeri kuvvetler, enfekte olan bölgeleri temizlemeye başlıyorlar. Zombilerin kıyımı ise bu aşamalarda gerçekleşiyor. Ardından hükümet, toplanan zombi bedenlerini, enfeksiyonu ortadan kaldırmak için yakıyor. Son aşamada ise hükümet, siviller üzerindeki otoritesini yeniden inşa ediyor.

Elbette ABD’nin planları sadece yurt içinde yürütülecek olan çalışmaları da kapsamıyor. ABD’yi etkisi altına alan bir enfeksiyonun yurt dışına çıkma ihtimalinide göze alan yetkililer, yabancı bölgelerdeki enfekte olmuş bölgelere de savaş açıyorlar. Bu da doğrudan, eğer olası bir istila sırasında sorun olarak algılanırsa, diplomatik krizlere yol açabilecek bir bakış açısı.

CONOP belgeleri boyunca “zombi” tanımına dahil edilen oluşumlar da şu şekilde sıralanıyorlar: Bir virüsün etkisiyle enfekte olan patojenik zombiler, gizli deneyler sonucunda ortaya çıkan zombiler, yabancı bir yaşam tarafından yaratılan zombiler, silahlı zombiler vb.

ABD, hayali düşmanlara karşı savaş planları hazırlamaya bayılıyor. Bu sayede ülkesini hazırlıklı tutmak için çalışacak on binlerce personeli var. (Kaynak: Webtekno)

Ben söylesem, sen söylesen komplo teorisi olacak olan bu mesele, ABD’nin savunma doktrinine girince komplo olmaktan çıkıverir. Hadi sen, ben aklımızı kaybettik de, mesleği gerçekçilik olan askerler böyle şeylere aldanır mı ?

Gözümüzün içine zorla sokulan bu Zombi meselesi, ABD ordusu tarafından bir fiom konusu değil, şu veya bu şekilde olması, gerçekleşmesi mümkün bir olasılık olarak değerlendiriliyorsa orada bi durup düşünmek lazım.

Peki; biraz da şunlara bakalım:



ZOMBİ SALGINI REHBERİ – Kıyamet Virüs Programı Hazır mısın?



Zombileri Araştıran Bilim Adamları Ne Diyor?- ZOMBİ ARAŞTIRMA TOPLULUĞU



Zombi İstilası Hakkında Tüm Gerçekler



ZOMBİ KIYAMETİ – VİRÜS SALGINI – FEMA – DÜNYA NÜFUSU



YA DOĞRUYSA! Yapay Kıyamet Projesi – Zombi Salgını



BÜYÜK ZOMBİ SALGINI / Plague Inc Evolved : Türkçe



ZOMBİLERİN AFRİKA BAĞLANTISI! DÜNYA’DA ZOMBİ VİRÜSÜ DENEYLERİ



RESMİ WEB SİTELERİNDE ZOMBİ KIYAMETİ



ZOMBİ KIYAMETİ GERÇEKLERİ VE FEMA KAMPLARI



Şimdi karşımıza başka bir kavram çıktı: Flakka

Flakka Nedir ?

Alfa-PVP : insan için tehlikeli kimyasal bir bileşim

Alfa-pirolidinopentiofenon; kısaca alfa-pvp veya jargon adıyla flakka[1], C15H21NO formülüne sahip çok tehlikeli sentetik bir uyuşturucudur. İlk kez 1960’lı yıllarda sentezlenen madde halk arasında “zombi hapı” olarak da bilinmektedir.[1] Paranoya ve halüsinasyonlara sebep olur. Doz aşımı ölüme sebep olur. Noradrenalin ve dopamin geri alımı inhibitörüdür. Alfa-PVP; Almanya, Estonya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Macaristan, Litvanya, Polonya, Letonya, Romanya, Slovenya, Türkiye, İsveç, Norveç, Birleşik Krallık ve Çek Cumhuriyeti’nde yasaktır. (Kaynak: Vikipedi)



Bakın bu Flakka isimli uyuşturucu madde insanları ne hale getiriyor:

Zombiye Çeviren Uyuşturucu Flakka Kurbanları | SANSÜRSÜZ



FLAKKA TÜRKİYE’DE YAKALANDI! | TEHLİKEDESİNİZ!



Flakka Zombi Uyuşturucu | Garip AMA GERÇEK HİKAYELER (Flakka the Zombie Drug | STRANGE BUT TRUE STORIES)



Flakka içen kadın zombiye dönüşüyor



FLAKKA HAKKINDA SORULAR VE CEVAPLAR

– Flakka etkisi kaç saat?

Banyo tuzu olarak bilinen türe göre farklı bileşenler içerdiği için daha güçlü bir etkiye sahip olan Flakka, bu etkisini ilk 15 dakika içerisinde gösterebilmektedir. Ortalama 4 ila 8 saat arası devam eden Flakka, bedene girdiği andan itibaren halisünasyonlar ve saldırganlık hissiyatını ortaya çıkarmaktadır.



– Flakka nasıl birşey?

Dünyada hızla yayılmaya başlayan ve insanları tanınmaz hale getiren flakka bir uyuşturucu maddesidir. … Fallakka insanları zombiye dönüştürmesiyle bilinen yeni nesil uyuşturucu maddesidir. Yurt dışında bir takım insanlar tarafından kullanılan flakka kişiler üzerinde korkunç görüntüler ortaya çıkartıyor.



– Flakka ne işe yarar?

Flakka Efekti adı verilen uyuşturucu son birkaç yıldır ABD’de oldukça yaygınlaştı. Bilimsel adı alpha-pyrrolidinopentiophenone olan ve bonzai gibi ucuz ve öldürücü etkilere sahip olan sentetik uyuşturucu, kullanan kişileri çoğunlukla öldürüyor, ölmeyenlerde ise kalıcı olarak beyin hasarı bırakıyor.



– Flakka icinde ne var?

Flakka adı verilen hap, banyo tuzunda da bulunan amfetamin benzeri bir kimyasal sentetik uyuşturucu madde. Sentetik uyuşturucu piyasada bulunan çok daha kötü etkilere sahip diğer uyuşturucu maddelerine alternatif olarak üretilse de etkileri bir hayli farklı.



– Zombi ilacı nedir?

Flakka (zombi hapı) nedir? İlk defa Amerika’nın Miami şehrinde ortaya çıkan bu uyuşturucu madde, aslında Rus üretimi bir kimyasaldır. Bilimsel adı “ alpha- pyrrolidinopentiophenone” olan uyuşturucu, banyo tuzunda bulunan “amfetamin”e benzemektedir. Sentetik bir uyuşturucu olan flakka, görünüm olarak tuza benzer.



– Flakka nedir etkileri?

Bu uyuşturucu maddeyi kullanan kişiler ilk olarak kalp atışında hızlanma, duygularda ani değişim yaşıyor ve ardından halüsinasyonlar görmeye başlıyor. Zombi Hapı’nı kullananlarda kalıcı psikolojik sorunlar oluşuyor; hatta kalp krizine bile geçirebiliyorlar.



– Zombi istilası gerçek olabilir mi?

Baş araştırmacı Chick Macal, gerçekten bir zombi salgını olsa bile salgını durdurmak için farklı bir kaç karantina tekniği olduğunu açıkladı. Yani herkesin zombiye dönüşmesi pek mümkün görünmüyor. … Gerçekten bir zombi salgını olacağından değil ama gerçek bir virüs salgınında can kaybı sayısı minimum olacaktır.



Görüleceği üzere Zombi meselesi, sadece filmlerin, romanların, bilgisayar oyunlarının konusu olmaktan çok öte bir mesele. Gelin bu işin tarihçesine tekrar ve bu sefer biraz daha derinlemesine bakalım:

Zombilerin Tarihi

Yeniden dirilen, çürümüş soluk bedenleri ve insan etine olan düşkünlükleriyle bilinen kurgusal yaratıklar onlar. Evet, zombilerden bahsediyoruz. Zaman geçtikçe zombiler pop kültürde daha da popüler hale geliyor gibi görünüyor. Sayısız film, kitap, video oyunu ve hatta zombilere dayanan TV şovları… Tüm bu sinemasal kültürel birikim, ilk uzun metrajlı zombi filmi olan White Zombie‘nin ortaya çıktığı 1932 yılına değin uzanıyor. Peki hiç ölü insanların yeniden canlanması fikrinin nereden geldiğini merak ettiniz mi? İnsanların zombi konseptini nasıl buldukları hakkındaki kanıtlar kesin olmasa da, yukarıda bahsedilen karakteristik özelliklerin yıllar boyunca kesinliğini koruduğu anlaşılıyor.

Tarih, bu fikrin 8. yüzyıla kadar uzandığını gösteriyor. “Zombi” kelimesinin, Kongo’da “ölü bir insanın ruhu” anlamına gelen “nzambi” kelimesinden, ya da Louisiana veya Haiti dillerinde kullanılan ve özgür iradesi olmaksızın yeniden hayata getirilen bir insanı temsil eden “zonbi” kelimesinden geldiği söylenir.

Kara büyünün araştırılması ve uygulaması ile ilgilenen Bokorların, yani Voodoo rahiplerinin ölüyü diriltme yeteneğine sahip olduklarına yönelik öteden beri süregelen inanışlar olduğunu biliyoruz. Sözde ölü diriltme işlemlerinde kullanılan Coup padre‘nin ana malzemesi dört bir yana nam salmış fou-fou zehrinin ölümcül maddesi olan tetrodotoksindir. Bir efsaneye göre, zombiler ailesini ya da yaşadığı toplumdaki insanları usandırmış kişilerdir. Bu insanlar, bu kişiden o kadar çok bıkmışlardır ki o kişiyi zombiye dönüştürmesi için bir Bokor’u çağırmışlardır.

Coup padre vücutlarına girdiğinde artık zombiye dönüşecek olan deneklerin kalp atışları duracak seviyeye gelir, nefes almaları yavaşlar ve vücut ısıları bir hayli düşerdi. İnsanlar ise onların öldüklerini sanıp gömerlerdi. Daha sonra, bir Bokor tarafından mezardan hala canlı bir şekilde çıkartılır, bedenleri sağlam olsa da hafızaları silinip akılsız robotlara dönüştürülürdü. “Zombi hala yaşasa da, kendisini dirilten Bokor ölene kadar onun kontrolünde kalacaktır”.

Zombilere ait olduğu düşünülen parçalar, onların kafalarının kesildiğini veya beyinlerinin yok edildiğini göstermektedir. Zombi kurbanlarının vücutlarında ise insana ait diş izleri bulunmuştur. Bunların yamyamlara ait olduğunu iddia edebiliriz fakat onlar yemeklerini bıçak ve diğer aletlerle keserler, dişleriyle değil. Bazı insanlar Maya’ların zombiler tarafından yok edildiğini bile öne sürmüştür. Maya medeniyetinin sonlarına doğru yükselen yamyamlık iddiaları, basit bir kuraklık ya da kabileler arası anlaşmazlıktan çok daha kötü bir şeyin onların yok oluşlarına sebebiyet verdiğini öne sürmektedir. Maya şehirlerinin içinde ve etrafında bulunan kemiklerin gaddarca sökülüp parçalandığı ve üzerlerinde de diş izleri olduğu gözlemlenmiştir. Hatta, ebeveynlerini yiyen çocukların ve birbirlerini günler içinde yiyip bitiren köylerin olduğuna delalet eden kanıtlar da bulunmaktadır.

Suriye’de ortaya çıkan bir kanıt ise, Taş Devri’nde ölülerin normal şekilde gömüldüğünü fakat birkaç yıl sonra mezarların açıldığını ve ölülere ait kafa taslarının parçalanıp iskeletin diğer kısmından ayrıldığını göstermektedir. Ölülerin kafataslarının ezilmesi ve ince bir işçilikle bedenden ayrılması işlemlerinin neden yapıldığını kimse bilmemektedir. Bazıları bunun ölülerin tekrar hayata dönmesini engellemek için yapıldığını söylemektedir. Mezar taşı koyma konsepti de ölülerin tekrar hayata dönebileceği korkusundan gelmiş olsa gerek. Yeni gömülmüş ölülerin başına taş koymayla başlayan bu eylemin amacı ölülerin toprağın altından bir daha kalkmasını engellemekti.

Zombiler hakkında bildiklerimiz bugün mitlerden ibaret olsa da küçük bir kısmı hala doğru sayılabilir. Voodoo ve cadılık, zombileri üreten Haiti kültürünün büyük bir parçasıydı. Bu işlemin işe yarayıp yaramaması önemli değil. İnsanlara tetrodotoksin verilmiştir ve onların kısa süre sonra zombilere dönüştüğüne inanılmıştır. Gerisi de zaten bildiğiniz gibi… Paranın rolü de büyük olmakla beraber, hikayeler insanların beğenilerine hitap etmek üzere değiştirilip bizlere sunulmuştur.

Kaynak: Bilimkurgu Kulübü



Şimdi, Zombi konusuna ben de filmlerden ve oyunlardan yola çıkarak, ölmüş kişerin tekrar dirilmeleri olarak bakıyordum. Fakat son edindiğim bilgiler ve özellikle Pentagon’un bile bu meseleyi ciddiye alması ile öğrenmiş ve farketmiş oluyorum ki, ölü bedenlerin dirilmesi, işin ajite edilmesi sonucunda ortaya çıkıyor. Zombi istilası, zombi kıyameti gibi terimlerle kastedilen husus, ölülerin diriltilmesi ve insanlara saldırmaları değil, bizzat dirilerin çeşitli virüsler veya kimyasallarla adeta zombiye dönüştürülmesi. Bir de bu bulaşıcı bir hastalık olarak ortaya çıkarılırsa, Zombi kıyameti denen olgu pek de mantıksız ve akıl dışı olmaz.

Zombi meselesi başlığı altında kastedilen şey ölülerin diriltilmesi olamaz. Bu konudaki kanıtlar hakkında şu makaleyi inceleyebilirsiniz:

Zombilerin imkânsızlığının 10 bilimsel kanıtı

Fakat söylediğimiz gibi, mesele ölülerin diriltilmesi değil, dirilerin zombileştirilmesi.



Zombi Salgını Gerçekleşebilir Mi? (Kanıtlarıyla..)



Bu konu insanlar ve belki de özellikle gençler tarafından fevkalade ciddiye alınıyor. Google arama motoruna şunu yazıp ilgili konuları öğrenmek istedim.

Google Arama Sorgusu : zombi soruları

Bu sorgu sonucunda Google tarafından bildirilen diğer arama terimleri şunlar:

Zombi istilası olacak mı?

Zombi istilasında hayatta kalma testi

Zombi istilasında hayatta kalma Kiti

Zombi istilasında hayatta kalma rehberi



Gerçek Zombi Salgını Başlıyor !! Hazırlanın !! (Belgeleri İle)



İster filmler, romanlar yoluyla olsun, ister çizgi filmler, bilgisayar, telefon oyunları yoluyla olsun, Zombi konusunun ve belki birileri tarafından dünyayı ve insanları kontrol etmek amacıyla planlanan Zombi Kıyameti veya Zombi İstilası‘nın artık insanlık belleğinde geri döndürülemez bir biçimde yer aldığı muhakkak.

Sizlere Zombi kavramı etrafında konuşulan şeylerle ilgili geniş bir bakış açısı sunmaya çalıştım. Umarım yararlı olmuştur.

Haber & Düzenleme: Ali Aksoy

Yorum Yapın

Your email address will not be published.