Maide ne demektir ? Zahir ve batın anlamlarıyla “Sofra”


Maide, Kur’an-ı Kerim’de bir sure adıdır. Maide; “sofra” demektir. Kuran-ı Kerim’in 5. Suresinin adı “Maide” dir. Sure, bu ismini 112-114. ayetlerinde geçen “maide” kelimesinden alır.

Bu ayetler şu şekildedir:

Diyanet Meali

5.112 – Hani havariler de, “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da, “Eğer mü’minler iseniz, Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.

5.113 – Onlar, “İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım” demişlerdi.

5.114 – Meryem oğlu İsa, “Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi.

5.115 – Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkâr ederse, artık ben ona kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” demişti.

Suredeki zahir anlatıya göre, İsa peygamberin havarileri yani beyaz elbiseli inanırları, İsa peygamberden, Allah’ın gökten bir sofra indirmesi için dua etmesini isterler. İsa bundan pek hoşnut kalmamış olacak ki, “… eğer inanır iseniz, Allah’a karşı gelmekten sakının..” cevabını verir. Fakat havariler yukarıda yazılı gerekçelerle ısrar edince, İsa peygamber bu isteği kabul eder ve duada bulunur. Allah da bu istek üzerine o sofrayı indirir.

Her ne kadar görünür anlam bu olsa ve Hıristiyan kültüründeki “son akşam yemeği” seramonisine karşılık gelse de, islamda, özellikle sufi gelenekte “sofra” çok özel, çok değerli bir olgudur ve bambaşka bir yere sahiptir.

Öncelikle, bir sufi derviş için önüne konan her sofra Allah’tan gelen bir “maide” dir. Mübarektir, ikramdır, nimettir, kutsaldır. Derviş için, sofranın görünen hazırlayıcıları bir “aracı” dır. Sofra Allah’tandır. O dilemese, o sofra kurulamaz. Böyle olduğu için sufi derviş herhangi bir sofrayı beğenmemezlik edemez.

Bunun yanında, sofrayı kurup hazırlayan da “maide” ye aracılık ettiği yani Tanrı’nın maidesine vesile olduğu için değerlidir. Sofrayı kurup hazırlayan; “Zül Celal-i Vel İkram” olan yani “celalet ve bununla birlikte ikram sahibi olan” Allah’ın ikramına vesile olmuştur. Çok değerli bir görevdir.

Yine “maide” yani sofra, yeryüzünü ve içindeki bütün nimetleri temsil eder. Yeryüzü, Tanrı’dan bütün insanlara indirilmiş bir “maide” dir. Bu açıdan bakıldığında, bildiğimiz anlamda sofrada geçerli olan kurallar, tüm nimetlerin dağılımı için de geçerlidir. Bu yönüyle yeryüzündeki tüm nimetler kutsaldır ve israf edilmemelidir.

Sufi derviş geleneğinde sofra maddi nimetlerin yanında manevi nimetleri de kapsar. Bir dervişe göre, bir insanın gönlü ve o gönülde taşıdığı duygular da “maide” yani sofra gibidir. Derviş, bu gönül sofrasını herkese açık etmeli ve gönlü geniş olmalıdır. Herkese karşı olumlu, güzel duygular taşımalıdır. Çünkü, gönul bir maide yani sofra ise, başkalarına karşı duyulan hisler o sofradaki nimetler, yiyecekler gibidir. Onlar da kutsaldır. Tanrı’dan inmiştir.

Bir diğer bakış açısına göre de, mürşidin sohbet meclisi bir “maide” dir. O sofrada, gönülleri doyuracak nimetler vardır. Bitmeyen, tükenmeyen, mübarek ve muciz bir ilim sofrasıdır bu.

Aynı mantıkla, Kuran’ı Kerim de Allah’tan indirilmiş, bereketli ve kutsal bir sofradır. Bitmeyen, tükenmeyen bir nimet, ilim ve aşk sofrasıdır. Allah, onu insanlar için indirmiştir.

Görüleceği üzere, sufi gelenekte “maide” kelimesine, zahir yani görünen anlamın ötesinde çok daha derin, gizemli ve ulvi manalar verilmiş, pratikte de böyle anlaşılmıştır.

Kabaca bir genelleme yapacak olursak, içinde maddi ve özellikle manevi bir değer taşıyan her kab, ortam, bütünlük bir “maide” dir. Allah’tan indirilmiş bir “bürhan” dır.

Gerektir ki, hikmet, erdem ve derin bir kavrayış sahibi olmak isteyenler, önlerine bir sofra konulduğunda veya başkalarına karşı hislerini gözden geçirdiklerinde veya bir ilim meclisinde oturduklarında veya içinde doğru bilgiler bulunan bir kitabı okumaya başladıklarında hemen bunun bir “maide” olduğunu bilip hatırlasınlar ve ona göre hareket etsinler.

Ali Aksoy – 16 Eylül 2020


Ali Aksoy Kimdir ?

Ali Aksoy Patreon Sayfası



Değerli dostlar, Daha hızlı bir şekilde eser üretebilmek için, bir Patreon sayfası açtım. Destek almadan ol(a)mayacak bu iş... Bestelerim, şiirlerim, yazılarım, nerede neyi yapıyorum, hangi eser üzerinde çalışıyorum, yazdıklarımın arka planı, hikayesi, Grup Orhun'da yapıp ettiklerimiz, konser kayıtları, sahne arkası, stüdyo içi, bireysel çalıp söylemeler, sorular ve cevaplar ve sair bundan sonrasına dair her ne var ise paylaşımlarımın çoğunu burada yapacağım. Beklerim efendim... (Ali Aksoy)

https://www.patreon.com/aliaksoy