Google, bir arama motoru mu, yoksa doğruyu, yanlışı “takdir ve tayin etme” motoru mu ?

Google, ilk çıktığında, hız ve arayıp sunduğu şey bakımından bir fark yaratarak “Google” oldu. Bu gün ise, Google ve ürünleri, çıkış noktasından başka bir yerde, ekstra bir kibir ve “yaptım oldu” veya “yaparım olur” kafası ile, bilinmeyen bir yere son sürat ilerliyor. Müneccim değilim ama, pek sert bir duvara bodoslama ilerlediğini söyleyebilirim.

Kazalar genelde böyle olur. Sen bir şeye çarpıncaya kadar her şey yolunda görünür. Senin akıbetini en iyi tahmin edebilecek olanlar genelde arabanın dışındaki dikkatli gözlemcilerdir. Eğer sürücü koltuğuna “katışıksız özgüven” oturduysa vay o arabanın haline, vay o arabanın içindekilerin akıbetine… Bu gün olmazsa yarın, bekle ve gör o bütün varı yoğu yok edecek akıbeti…

Yıllar evvel, halen daha çok severek takip ettiğim Evrim Ağacı’nın Facebook grubunda Google ile ilgili bir haber paylaşıldı. Evrim ağacı takipçilerinin önemli bir kısmının alkış tuttuğu habere göre, Google bilimsel bir bilgi içerdiğini “takdir ettiği” web sayfalarına, diğer sayfalara göre arama sonuçlarında öncelik tanıyacağını açıklıyor, Evrim Ağacının o haberin altına yorum yapan takipçileri ise, bu vesile ile bilim dışı “hurafelerin” toplumda yayılma hızının azalacağı yolundaki zanları ile bu karardan duydukları mutluluğu dile getiriyorlardı.

Yazı devam ediyor…