Rızalık Şehri – Ali Aksoy

RIZALIK ŞEHRİ
Bir şehir dediler duydum adını,
Kapıdan baş eğip girilen şehir,
Rızalık Şehridir, sordum yönünü,
Canların gönlünde kurulan şehir
Yapısı tüydenmiş, harcı köpükten,
Dedim, nasıl durur bu kadar yükten,
Dendi, canlar ölür burda göçükten,
En küçük kusurda kırılan şehir
Nasıl varıp girem ben güzel şehre,
Ya kırıp döker de uğrarsam kahra,
Hak Muhammet Ali Fatıma Zehra,
Cümle can adına darılan şehir
Rahman Rahim Mevlam saklasın beni,
Affedip suçumdan aklasın beni,
Bir musahip ile yoklasın beni,
Anda yüzbin dara durulan şehir
Ne yapıp ettiysen, varın önünde,
Tir tir titreyi ben pirin önünde,
Huzuru mahşerde, yarin önünde,
El ele el Hakka varılan şehir
Cehenneme haram, zerresin almaz,
Hak Rahman kuşatmış, hiç zarar gelmez
Burda nasip alan bir daha ölmez,
Hayyül Kayyüm Dost’ta dirilen şehir
Peyikler seslendi, kapı açıldı,
Açıldı içinden inci saçıldı,
Rızalık soruldu, aşka geçildi,
Rahman’ın hatemi vurulan şehir
Rızalık alanlar şehre doluşur,
Dergah-ı Ali’de lokma bölüşür,
Canların içinde canan dolaşır,
Meyledip canana sarılan şehir
Şiir kitabı devam ediyor…

















