Continued from:

Rızalık Şehri – Ali Aksoy

YouTube player

RIZALIK ŞEHRİ

Bir şehir dediler duydum adını,
Kapıdan baş eğip girilen şehir,
Rızalık Şehridir, sordum yönünü,
Canların gönlünde kurulan şehir

Yapısı tüydenmiş, harcı köpükten,
Dedim, nasıl durur bu kadar yükten,
Dendi, canlar ölür burda göçükten,
En küçük kusurda kırılan şehir

Nasıl varıp girem ben güzel şehre,
Ya kırıp döker de uğrarsam kahra,
Hak Muhammet Ali Fatıma Zehra,
Cümle can adına darılan şehir

Rahman Rahim Mevlam saklasın beni,
Affedip suçumdan aklasın beni,
Bir musahip ile yoklasın beni,
Anda yüzbin dara durulan şehir

Ne yapıp ettiysen, varın önünde,
Tir tir titreyi ben pirin önünde,
Huzuru mahşerde, yarin önünde,
El ele el Hakka varılan şehir

Cehenneme haram, zerresin almaz,
Hak Rahman kuşatmış, hiç zarar gelmez
Burda nasip alan bir daha ölmez,
Hayyül Kayyüm Dost’ta dirilen şehir

Peyikler seslendi, kapı açıldı,
Açıldı içinden inci saçıldı,
Rızalık soruldu, aşka geçildi,
Rahman’ın hatemi vurulan şehir

Rızalık alanlar şehre doluşur,
Dergah-ı Ali’de lokma bölüşür,
Canların içinde canan dolaşır,
Meyledip canana sarılan şehir

Şiir kitabı devam ediyor…