Continued from:

Türklerin öldükten sonra da yaşayacaklarına inanmaları nedeni ile ölen kimsenin mücevheratı
ve değerli eşyalarıyla birlikte gömülmesi, hatta atının da öldürülerek beraber gömülmesine
yol açmıştır. Ölünün bu şekilde gömülmesi mezarlara yönelik hırsızlık teşebbüslerine neden
olmuştur. Bu konudaki hassasiyet nedeni ile mezar soygunları savaş sebebi sayılmıştır.

Ataların ruhu için kurbanlar kesilmesi de bu inanışın bir uzantısıdır. Kurban olarak (bazı
kaynaklarda iddia edildiği gibi) insan seçilmesi asla gerçekleşmemiştir. Sadece hayvanlar
kurban edilmiştir. Hayvanların erkek cinsleri kurban için makbul sayılmıştır. En makbul
kurban ise attır. Türk mezarlarında (özellikle büyük kimselerin) ata sıkça rastlanması bunu
doğrulamaktadır.

Eski Türklerin asıl inanış tipi Gök Tanrı inancıdır. Bu inanış tipinde tanrı, (tengri) en yüce
yaratıcıdır ve inancın kaynağıdır. O, tam iktidar sahibidir. Tanrıya semavi bir sıfat uygun
görüldüğünden Gök Tanrı olarak anılmıştır. Kaynaklara göre and içme törenleri tanrının adı
üzerine yapılırdı. Başarı, yenilgi, kurtuluş, yükselme, hükümdar olma gibi her türlü olay
tanrının dilemesi ile mümkündür.

Tonyukuk kitabesinde tanrı, Türk Tengrisi şeklinde anılarak millîleştirilmiştir. Türklerin
hakanlık kurmasını tanrı istemiş, o izin vermiş ve kaynağında da tanrı vardır. Savaşlar
tanrının izini ile kazanılır. İnsanlara verdiği (kısmet ettiği) yönetim yetkisini (kut ve ülüg)
layık olmayanlardan geri alır. O yüzden hakan tanrının koyduğu kurallara uymak zorundadır.
Tanrı hayatın ve ölümün kaynağı doğanın tüm bitkilerin ve hayvanların hakimidir.

Türklerdeki tanrı kavramında gökyüzünden esinlenerek soyut (mânevî) bir inanış vardır. Yani
maddi hayattan mânevî hayata doğru bir geçiş söz konusudur. Gökyüzü Türkler için yüceliği,
hâkimiyeti ve tanrıyı sembolize eder. Tanrı bir insan değil, insan üstü bir varlıktır. Tanrının
kızdırılmaması ve gazabına uğramamak için şarttır. Gök Tanrı dininin, din adamlarına “kam”
denmiştir. Tapınaklarına da “tangrilik” adı verilmiştir. Kam, tabiat üstü kuvvetlerle temasa
geçebilen insandır. Kendilerine göre bir takım usullerle transa geçerler, normal insanların
görüp işitemediği şeylerden haber verirlerdi. Daha çok büyücü görünümünde olan kamlar
ruhlar alemine girer, gelecekten haber verir ve hastaları iyileştirebilirlerdi.

Türkler tarih boyunca çeşitli çevrelerin ya da içinde bulundukları şartların etkisi ile farklı
dinlere girmişlerdir. Türkler üzerinde en müspet tesiri de İslâmiyet bırakmıştır.

Kitap devam ediyor…

  • X Loji AI Chatbot